<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Sağlık | TRABZON HABER - Haberin Doğru Adresi</title>
	<atom:link href="https://trabzonhaber.info/category/saglik/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://trabzonhaber.info</link>
	<description>Trabzon Haber</description>
	<lastBuildDate>Mon, 22 May 2023 07:23:52 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>
	<item>
		<title>Trabzon’da Şifa Buldu, Trabzonsporlu Oldu</title>
		<link>https://trabzonhaber.info/trabzonda-sifa-buldu-trabzonsporlu-oldu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[TH]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 19 May 2023 07:23:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Aktüalite]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[sonbeşhaber]]></category>
		<category><![CDATA[Sondakikahaber]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://trabzonhaber.info/?p=10872</guid>

					<description><![CDATA[<p>thi &#8211; Beş ay önce U 14 Milli Futbol Takımı seçmeleri hazırlıklarında göğsüne aldığı dirsek darbesi sonucu nefes darlığı yaşayan 13 yaşındaki Koray YUSUFOĞLU, acil olarak İzmir&#8217;deki bir hastaneye götürüldü. Tetkiklerde, Şilotoraks (lenf kanallarının yaralanması sonucu akciğer boşluklarında yağlı sıvı birikimi) tespit edildi. Hastada ciddi nefes darlığı ve kalp çarpıntısı bulunmakla birlikte İzmir&#8217;deki hastanede Koray’a, [&#8230;]</p>
The post <a href="https://trabzonhaber.info/trabzonda-sifa-buldu-trabzonsporlu-oldu/">Trabzon’da Şifa Buldu, Trabzonsporlu Oldu</a> first appeared on <a href="https://trabzonhaber.info">TRABZON HABER - Haberin Doğru Adresi</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="https://trabzonhaber.info/wp-content/uploads/2023/05/Trabzonda-Sifa-Buldu-Trabzonsporlu-Oldu-3.jpg"><img fetchpriority="high" decoding="async" class="alignleft size-medium wp-image-10873" src="https://trabzonhaber.info/wp-content/uploads/2023/05/Trabzonda-Sifa-Buldu-Trabzonsporlu-Oldu-3-300x200.jpg" alt="" width="300" height="200" srcset="https://trabzonhaber.info/wp-content/uploads/2023/05/Trabzonda-Sifa-Buldu-Trabzonsporlu-Oldu-3-300x200.jpg 300w, https://trabzonhaber.info/wp-content/uploads/2023/05/Trabzonda-Sifa-Buldu-Trabzonsporlu-Oldu-3.jpg 750w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" /></a> <a href="https://trabzonhaber.info/wp-content/uploads/2023/05/Trabzonda-Sifa-Buldu-Trabzonsporlu-Oldu-1.jpg"><img decoding="async" class="alignleft size-medium wp-image-10874" src="https://trabzonhaber.info/wp-content/uploads/2023/05/Trabzonda-Sifa-Buldu-Trabzonsporlu-Oldu-1-300x200.jpg" alt="" width="300" height="200" srcset="https://trabzonhaber.info/wp-content/uploads/2023/05/Trabzonda-Sifa-Buldu-Trabzonsporlu-Oldu-1-300x200.jpg 300w, https://trabzonhaber.info/wp-content/uploads/2023/05/Trabzonda-Sifa-Buldu-Trabzonsporlu-Oldu-1.jpg 750w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" /></a> <a href="https://trabzonhaber.info/wp-content/uploads/2023/05/Trabzonda-Sifa-Buldu-Trabzonsporlu-Oldu-2.jpg"><img decoding="async" class="alignleft size-medium wp-image-10875" src="https://trabzonhaber.info/wp-content/uploads/2023/05/Trabzonda-Sifa-Buldu-Trabzonsporlu-Oldu-2-300x200.jpg" alt="" width="300" height="200" srcset="https://trabzonhaber.info/wp-content/uploads/2023/05/Trabzonda-Sifa-Buldu-Trabzonsporlu-Oldu-2-300x200.jpg 300w, https://trabzonhaber.info/wp-content/uploads/2023/05/Trabzonda-Sifa-Buldu-Trabzonsporlu-Oldu-2.jpg 750w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" /></a>thi &#8211; Beş ay önce U 14 Milli Futbol Takımı seçmeleri hazırlıklarında göğsüne aldığı dirsek darbesi sonucu nefes darlığı yaşayan 13 yaşındaki Koray YUSUFOĞLU, acil olarak İzmir&#8217;deki bir hastaneye götürüldü. Tetkiklerde, Şilotoraks (lenf kanallarının yaralanması sonucu akciğer boşluklarında yağlı sıvı birikimi) tespit edildi. Hastada ciddi nefes darlığı ve kalp çarpıntısı bulunmakla birlikte İzmir&#8217;deki hastanede Koray’a, birçok müdahalede bulunuldu. Öncelikle Girişimsel Radyoloji ve Çocuk Cerrahisi uzmanları tarafından akıntı kaynağı tespit edilmeye çalışıldı. Bu girişimin başarılı olmaması üzerine Göğüs Cerrahisi uzmanları tarafından hastanın her iki akciğeri ve karın boşluğuna operasyon gerçekleştirildi. Ancak ne yazık ki bu müdahalelerden de istenilen sonuç elde edilemedi. Hastanın sıkıntıları daha da arttı. Uzun süren yoğun bakım yatış süreleri boyunca Koray’ın ailesi umudunu hiç kaybetmedi. Aile, oğullarının sağlığına kavuşması için çaba göstermeye devam etti. Ailenin uzun arayışları sonucunda Koray, hava ambulansıyla KTÜ Farabi Hastanesi&#8217;ne getirildi.</p>
<p>KTÜ Farabi Hastanesi’nden Prof. Dr. Hasan DİNÇ, Prof. Dr. Celal TEKİNBAŞ, Prof. Dr. Atila TÜRKYILMAZ ve Prof. Dr. Ali GÜNER, İzmir’den ailesi tarafından Trabzon’a getirilen Koray’ın durumunu dikkatlice inceleyerek kapsamlı bir tetkik ve tedavi planı oluşturdu. Yapılan tetkikler ve muayeneler sonucunda, hastanın karın bölgesinden yapılacak bir ameliyatın en uygun seçenek olduğu belirlendi. Ameliyat, oldukça karmaşık ve titizlik gerektiren bir süreçti. Sorunun kaynağı; Girişimsel Radyoloji, Genel Cerrahi ve Göğüs Cerrahi ekiplerinin katıldığı yaklaşık 7 saat süren büyük bir ameliyatla giderildi. Ameliyat sonrasındaki iyileşme süreci oldukça titiz bir şekilde takip edildi. Sevindirici bir şekilde önce akciğerlere ve devam eden süreçte, göğüs ve karın boşluklarına sızan yağlı sıvının birikmesi durumu ortadan kalktı. Teşhis ve tedavi ekibinin multidisipliner yaklaşımı, uzman doktorlar ve hemşirelerin titiz çalışmalarıyla Koray sağlığına kavuşmuş oldu.</p>
<p>Prof. Dr. Celal TEKİNBAŞ süreç ile ilgili yaptığı açıklamada “Lenf dokusunun, hava basıncına bağlı hasarı, çok nadir karşılaşılan bir patolojidir. Girişimsel Radyolojinin çabası ile yırtık alanları ve patolojiyi tespit ettik; cerrahi müdahalemiz, takip ve tedavimiz sonuç verdi ve Koray sağlığına kavuştu. Tüm hastalarımız gibi Koray’ın sağlığına kavuşması bizi ziyadesiyle mutlu etti. Genç, pırıl pırıl ve gelecekte çok önemli bir sporcu olacağına inandığımız hastamızın probleminin giderilmesi ve gelecekteki normal yaşamına dönmesinin sağlanması, bütün ekibimizi sevindirdi.” dedi.</p>
<p>Koray&#8217;ın ailesi, KTÜ Farabi Hastanesi&#8217;ndeki doktorlara ve sağlık personeline minnettar olduğunu ifade etti. Tüm hastane çalışanlarının profesyonel girişimleri ve insan odaklı yaklaşımları sayesinde Koray sağlığına kavuştu.</p>
<p>Koray’ın babası Kadir YUSUFOĞLU duygularını “Beş aydır, çok ağır bir süreç içerisindeyiz. Evladımız, defalarca operasyonlar geçirdi. İzmir’de maalesef şifa bulamadık ve Trabzon’a gelmek durumunda kaldık. Aklımız, sürekli çocuğumuzda olmasına rağmen tanımadığınız bir şehirde bulunmanın zorlukları da bizi düşündürüyordu. Fakat gösterilen ilgi, bizi hep evimizde gibi hissettirdi. Tedavi sürecimiz bitti. Bir hafta sonra kontrolümüz olacak. O yüzden daha önce hiç tanımadığımız Trabzonlu bir ailenin evinde misafiriz. Bu, bizim için çok kıymetli. Bu süreçte bize destek olan herkese çok minnettarız. Çok çabaladılar ve oğlumuzun sağlığına kavuşmasına vesile oldular. Hem çocuğumuzun sıhhat bulmasına hem de bizlerin mutluluğuna vesile oldular. Allah, hepsinden razı olsun. Allah, ayaklarına taş değdirmesin.” sözleriyle ifade etti.</p>
<p>Koray, bir hafta sonraki kontrolünün ardından İzmir&#8217;e ve sahalara geri döneceği günü heyecanla bekliyor. Hastalık öncesinde Milli Takım Antrenörleri tarafından takip edilen Koray&#8217;ın durumu, GRI Sigorta Gültepespor yetkilileri tarafından da yakından izleniyor. Sakatlanmadan önce büyük bir Fenerbahçe taraftarı olan Koray, Trabzonsporlu hekimler, onun şifa bulmasına vesile olduğu için Trabzonspor formasını giyiyor.</p>
<p>Koray&#8217;ın sıhhatine kavuşmuş olması ona, sahalara geri dönme umudu veriyor. Kendisi için bir dönüm noktası olan bu süreç, futbol tutkusunu daha da ateşliyor. Sağlığına kavuşmanın yanı sıra Milli Takım ve GRI Sigorta Gültepespor yetkililerinin ilgisi, ona moral ve motivasyon sağlıyor. Koray&#8217;ın hikâyesi, sporun gücünü ve insanların hayatta karşılaştığı zorlukları nasıl aşabileceğini hepimize, bir kez daha gösteriyor.</p>The post <a href="https://trabzonhaber.info/trabzonda-sifa-buldu-trabzonsporlu-oldu/">Trabzon’da Şifa Buldu, Trabzonsporlu Oldu</a> first appeared on <a href="https://trabzonhaber.info">TRABZON HABER - Haberin Doğru Adresi</a>.]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kadınları kan bağışına özendirmek önemli!</title>
		<link>https://trabzonhaber.info/kadinlari-kan-bagisina-ozendirmek-onemli/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[TH]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 15 Apr 2023 01:30:28 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[sonbeşhaber]]></category>
		<category><![CDATA[Sondakikahaber]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://trabzonhaber.info/?p=10793</guid>

					<description><![CDATA[<p>thi &#8211; Ülkemizdeki en önemli sağlık sorunlarından birisi, ihtiyaç halinde kan ve kan ürünlerinin bulunamayışı ve gönüllü kan bağışındaki yetersizliktir. KTÜ Farabi Hastanesi Kan Bankası Sorumlusu Prof. Dr. Mustafa YILMAZ, konuyla ilgili önemli açıklamalarda bulundu: “Tıp alanında birçok gelişme yaşanmasına rağmen tek kaynağı insan olan kanın yerini alabilecek herhangi bir madde tam olarak bulunamamıştır. Toplumların [&#8230;]</p>
The post <a href="https://trabzonhaber.info/kadinlari-kan-bagisina-ozendirmek-onemli/">Kadınları kan bağışına özendirmek önemli!</a> first appeared on <a href="https://trabzonhaber.info">TRABZON HABER - Haberin Doğru Adresi</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="https://trabzonhaber.info/wp-content/uploads/2023/04/Kadinlari-kan-bagisina-ozendirmek-onemli.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignleft size-medium wp-image-10794" src="https://trabzonhaber.info/wp-content/uploads/2023/04/Kadinlari-kan-bagisina-ozendirmek-onemli-300x200.jpg" alt="" width="300" height="200" srcset="https://trabzonhaber.info/wp-content/uploads/2023/04/Kadinlari-kan-bagisina-ozendirmek-onemli-300x200.jpg 300w, https://trabzonhaber.info/wp-content/uploads/2023/04/Kadinlari-kan-bagisina-ozendirmek-onemli.jpg 750w" sizes="auto, (max-width: 300px) 100vw, 300px" /></a>thi &#8211; Ülkemizdeki en önemli sağlık sorunlarından birisi, ihtiyaç halinde kan ve kan ürünlerinin bulunamayışı ve gönüllü kan bağışındaki yetersizliktir. KTÜ Farabi Hastanesi Kan Bankası Sorumlusu Prof. Dr. Mustafa YILMAZ, konuyla ilgili önemli açıklamalarda bulundu:</p>
<p>“Tıp alanında birçok gelişme yaşanmasına rağmen tek kaynağı insan olan kanın yerini alabilecek herhangi bir madde tam olarak bulunamamıştır. Toplumların demografik, kültürel, sosyolojik ve ekonomik açıdan farklılıkları, kan bağışında etkili olmaktadır. Gelişmiş ülkelerde gönüllü kan bağış oranı, ülke nüfusunun % 5’ine kadar ulaşırken bu rakam ülkemizde 2018 verilerine göre 1 milyon 976 bin 782 kan bağışçısı ile yaklaşık %2.3’tür.</p>
<p>Dünya Sağlık Örgütü tarafından tanımlanan kan bağışçıları 3 gruptur. Bunlar;</p>
<ul>
<li>Gönüllü bağışçılar (gönüllü olarak kan verenler)</li>
<li>Replasman bağışçılar (aile ya da arkadaş grubu içinden kan verenler)</li>
<li>Ticari bağışçılar (para karşılığı kan verenler)</li>
</ul>
<p>Ticari bağışçılar; para ya da maddi çıkar karşılığında bağışta bulunurlar ve bu kategori, en riskli bağışçı grubunu oluşturmaktadır. Ülkemizde en yaygın görülen kan bağışı grubunu, replasman bağış yöntemini kullananlar oluşturmaktadır. Gönüllü bağışçılar ise tamamen kendi isteği ile ve herhangi bir çıkar karşılığı olmaksızın hücresel kan bileşenlerini ve plazmasını bağışlayan kişilerdir. Bu kişilerde, diğer insanlara yardımcı olma duygusu gelişmiştir. Bir başka deyişle bu kişilerin yaptığı fedakârlık olarak değerlendirilebilir.</p>
<p>Ülkemizde Ulusal Güvenli Kan Temini Programı’nın başladığı 2005 yılında, 1 milyon 600 bin ünite kanın 342.146’sı Kızılay tarafından toplanmıştır. 2008 yılında, 1 milyon 800 bin ünite kanın 654.000 ünitesi, 2018 yılında ise 3.005.641 ünite olarak gerçekleşen ülke kan ihtiyacının %86’sı olan 2.571.482 ünitesi, Türk Kızılay tarafından karşılamıştır. Artan bu bağış sayıları ile paralel olarak düzenli kan bağışçıları da önemli oranda artış göstermiş ve 2018 yılında yapılmış olan kan bağışları, %57 oranında düzenli kan bağışçılarından sağlanmıştır.  Kan bağışçısı seçilirken herhangi ciddi bir hastalığı ve enfeksiyonu olmayan uygun yaş sınırları içindeki gönüllülerden kan alınması, tüm dünyada kabul gören bir kuraldır. Genel hatları ile enfeksiyon, madde ve ilaç bağımlılığı ve kronik hastalıklar gibi durumları içeren kalıcı ve geçici ret nedenlerinin de yer aldığı ülkemizde düzenlenen Ulusal Kan ve Kan Bileşenleri Hazırlama, Kullanım ve Kalite Güvencesi Rehberi ile belirlenen kan bağışçısı olmak için aranan temel özellikler ise şu şekildedir:</p>
<p>1-            18 ile 65 yaş arasında olanlar kan bağışlayabilir. Daha önce kan bağışı yapmamış olanlar, 60 yaşına kadar kan bağışı yapabilirler.</p>
<p>2-            Nabız, düzenli ve dakikada 50 ile 100 arasında olmalıdır.</p>
<p>3-            Kan basıncı pek çok etkene bağlı olarak değişmekle birlikte esasen sistolik basınç (büyük tansiyon) en az 90 mmHg, en çok 180 mmHg ve diastolik basınç (küçük tansiyon) en az 60 mmHg, en çok 100 mmHg olmalıdır.</p>
<p>4-            Hemoglobin değerleri kadınlarda en az 12,5 g/dL, en çok 16,5 g/dL; erkeklerde en az 13,5 g/dL, en çok 18 g/dL olmalıdır.</p>
<p>5-            Kadınlar 1 yıl içerisinde en fazla 3; erkekler ise en fazla 4 kez tam kan bağışında bulunabilir.</p>
<p>6-            Kan bağışçısının vücut ağırlığı en az 50 kg olmalıdır.</p>
<p>7-            Kan bağışçısının vücut sıcaklığı 37,5 ºC’nin üstünde olmamalıdır.”</p>
<p>Prof. Dr. Mustafa YILMAZ sözlerini şöyle sürdürdü: “Türk Kızılay, 2015 yılında Güvenli Kan Temini Projesi’ni faaliyete geçirdi. Bu proje ile bağışçı kazanım programları, bireysel ve kurumsal olarak düzenlendi. Bireysel Bağışçı Kazanım Programı’nda, bağışçıların kayıtları incelenerek kan ürünleri gerektiğinde ilgili kişiler ile mesaj, telefon, e-posta bilgileri üzerinden iletişim kurulmaktadır. Kurumsal Bağışçı Kazanım Programı’nda ise kurumla iletişime geçilerek gerekli eğitimler verilip düzenli ziyaretler gerçekleştirilmektedir. Ancak dünyada olduğu gibi ülkemizde de kan ürünü ihtiyaç olasılığı yüksek olan yaşlı nüfusun giderek artması, buna karşın donör olma olasılığı olan genç nüfusun giderek azalması nedeniyle mevcut programlarla günümüzde dahi ihtiyaç karşılanamamakta ve mevcut şartlar problemin giderek büyüyebileceğini göstermektedir.  Bazen hastanemizde bile hastalarımıza kan bulmak noktasında sıkıntı yaşanabilmekte, Kızılay’ın kan temininde sıkıntı yaşaması, bizim gibi 3. basamak hastaneleri sıkıntıya sokabilmektedir.</p>
<p>Dolayısıyla yeni Donör Kazanım Programları geliştirilmesine ihtiyaç vardır. Gelişmiş ülkelerle kıyaslandığında ülkemiz açısından kadınların donör olma eğilimlerinin düşük olması, kan ihtiyacını karşılama sürecinde bir diğer kısıtlılıktır. Gelişmiş ülkelerde kadınların, tüm donörler içerisindeki oranı %40-50 civarlarında iken bölgemizde bu oran %17.5 civarındadır.  Bu veriden de anlaşıldığı üzere tüm topluma yönelik Donör Kazanım Programları hazırlanmasının yanı sıra kan değerleri uygun olan kadınların donör olma eğilimlerinin artırılmasına özel önem verilmesi gerekir.”</p>The post <a href="https://trabzonhaber.info/kadinlari-kan-bagisina-ozendirmek-onemli/">Kadınları kan bağışına özendirmek önemli!</a> first appeared on <a href="https://trabzonhaber.info">TRABZON HABER - Haberin Doğru Adresi</a>.]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Başkan Zorluoğlu Elbistanlıları Ramazanda Da Yalnız Bırakmadı</title>
		<link>https://trabzonhaber.info/baskan-zorluoglu-elbistanlilari-ramazanda-da-yalniz-birakmadi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[TH]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 24 Mar 2023 07:19:24 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Aktüalite]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[sonbeşhaber]]></category>
		<category><![CDATA[Sondakikahaber]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://trabzonhaber.info/?p=10745</guid>

					<description><![CDATA[<p>thi &#8211; Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Murat Zorluoğlu, depremin ilk gününden itibaren Bölge Koordinatörü olarak görev yaptığı Kahramanmaraş ve Elbistan’daki depremzedeleri Ramazanda da yalnız bırakmadı. Başkan Zorluoğlu, Ramazan ayının ilk iftarını Elbistan’daki depremzedelerle birlikte yaptı. Kardeş şehir Kahramanmaraş’ın ve Elbistan’ın yaralarını sarmak için tüm imkânlarını seferber eden ve yaptığı çalışmalarla her kesimin takdirini kazanan Büyükşehir [&#8230;]</p>
The post <a href="https://trabzonhaber.info/baskan-zorluoglu-elbistanlilari-ramazanda-da-yalniz-birakmadi/">Başkan Zorluoğlu Elbistanlıları Ramazanda Da Yalnız Bırakmadı</a> first appeared on <a href="https://trabzonhaber.info">TRABZON HABER - Haberin Doğru Adresi</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="https://trabzonhaber.info/wp-content/uploads/2023/04/Baskan-Zorluoglu-Elbistanlilari-Ramazanda-Da-Yalniz-Birakmadi-3.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignleft size-medium wp-image-10746" src="https://trabzonhaber.info/wp-content/uploads/2023/04/Baskan-Zorluoglu-Elbistanlilari-Ramazanda-Da-Yalniz-Birakmadi-3-300x200.jpg" alt="" width="300" height="200" srcset="https://trabzonhaber.info/wp-content/uploads/2023/04/Baskan-Zorluoglu-Elbistanlilari-Ramazanda-Da-Yalniz-Birakmadi-3-300x200.jpg 300w, https://trabzonhaber.info/wp-content/uploads/2023/04/Baskan-Zorluoglu-Elbistanlilari-Ramazanda-Da-Yalniz-Birakmadi-3.jpg 749w" sizes="auto, (max-width: 300px) 100vw, 300px" /></a> <a href="https://trabzonhaber.info/wp-content/uploads/2023/04/Baskan-Zorluoglu-Elbistanlilari-Ramazanda-Da-Yalniz-Birakmadi-1.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignleft size-medium wp-image-10747" src="https://trabzonhaber.info/wp-content/uploads/2023/04/Baskan-Zorluoglu-Elbistanlilari-Ramazanda-Da-Yalniz-Birakmadi-1-300x200.jpg" alt="" width="300" height="200" srcset="https://trabzonhaber.info/wp-content/uploads/2023/04/Baskan-Zorluoglu-Elbistanlilari-Ramazanda-Da-Yalniz-Birakmadi-1-300x200.jpg 300w, https://trabzonhaber.info/wp-content/uploads/2023/04/Baskan-Zorluoglu-Elbistanlilari-Ramazanda-Da-Yalniz-Birakmadi-1.jpg 749w" sizes="auto, (max-width: 300px) 100vw, 300px" /></a> <a href="https://trabzonhaber.info/wp-content/uploads/2023/04/Baskan-Zorluoglu-Elbistanlilari-Ramazanda-Da-Yalniz-Birakmadi-2.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignleft size-medium wp-image-10748" src="https://trabzonhaber.info/wp-content/uploads/2023/04/Baskan-Zorluoglu-Elbistanlilari-Ramazanda-Da-Yalniz-Birakmadi-2-300x200.jpg" alt="" width="300" height="200" srcset="https://trabzonhaber.info/wp-content/uploads/2023/04/Baskan-Zorluoglu-Elbistanlilari-Ramazanda-Da-Yalniz-Birakmadi-2-300x200.jpg 300w, https://trabzonhaber.info/wp-content/uploads/2023/04/Baskan-Zorluoglu-Elbistanlilari-Ramazanda-Da-Yalniz-Birakmadi-2.jpg 749w" sizes="auto, (max-width: 300px) 100vw, 300px" /></a>thi &#8211; Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Murat Zorluoğlu, depremin ilk gününden itibaren Bölge Koordinatörü olarak görev yaptığı Kahramanmaraş ve Elbistan’daki depremzedeleri Ramazanda da yalnız bırakmadı. Başkan Zorluoğlu, Ramazan ayının ilk iftarını Elbistan’daki depremzedelerle birlikte yaptı.</p>
<p>Kardeş şehir Kahramanmaraş’ın ve Elbistan’ın yaralarını sarmak için tüm imkânlarını seferber eden ve yaptığı çalışmalarla her kesimin takdirini kazanan Büyükşehir Belediye Başkanı Murat Zorluoğlu, Ramazan’ın ilk günü de Elbistan’a giderek depremzedeleri yalnız bırakmadı. Trabzon Büyükşehir Belediyesi iştirakleri arasında yer alan TRABİTAŞ tarafından Elbistan’da kurulan 2 bin kişilik iftar çadırında Ramazan ayı boyunca iftar ve sahur yemeği verilecek. Başkan Zorluoğlu’nun ev sahipliği yaptığı iftar programına; Bilecik Valisi Kemal Kızılkaya, Elbistan Kaymakamı Murat Yıldız, Elbistan Belediye Başkanı Mehmet Gürbüz, Ortahisar Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, Akçaabat Belediye Başkanı Osman Nuri Ekim, Arsin Belediye Başkanı Sait Gürsoy ve çok sayıda depremzede katıldı.</p>
<p>GÜRBÜZ: ÜZERİMİZDEN DESTEĞİNİ HİÇ ÇEKMEDİ</p>
<p>Elbistan Belediye Başkanı Mehmet Gürbüz, &#8220;Depremin ilk gününden itibaren Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Murat Zorluoğlu’nun koordinesinde çok büyük destek aldık. Üzerimizden desteğini hiç çekmedi. Trabzon Büyükşehir Belediyesini adeta Elbistan’a kurdu ve kendi ilçelerinden gelen ekiplerle birlikte yaralarımızı sarıyorlar. Bugün de buraya dev bir iftar çadırı kuruldu. İlk gün 2 binin üzerinde vatandaşımızın iftarını karşıladılar. Bunun için Belediye Başkanımız Murat Zorluoğlu’na ve tüm ekibine, Trabzon’dan gelen Ortahisar Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç&#8217;e Akçaabat Belediye Başkanı Osman Nuri Ekim&#8217;e Arsin Belediye Başkanımız Sait Gürsoy&#8217;a teşekkür ediyorum&#8221; ifadelerini kullandı. Başkan Gürbüz ayrıca Elbistan Belediyesi olarak Ortahisar ve Akçaabat belediyeleriyle kardeş şehir olduklarını açıkladı.</p>
<p>RAMAZAN BOYUNCA DEVAM EDECEK</p>
<p>Bölge koordinatörü olarak görev yaptığı kardeş şehir Kahramanmaraş ve Elbistan’ın günlük yaşam koşullarını sağlamak için yürüttüğü çalışmalarla fark yaratan Başkan Zorluoğlu, ilk iftarda Elbistanlılarla bir arada olmaktan mutluluk duyduğunu söyledi. Büyükşehir Belediyesi olarak bölgede kurdukları büyük iftar çadırıyla Ramazan ayı boyunca 2 bin depremzedeye her gün sıcak iftar ve sahur yemeği vereceklerini belirten Başkan Zorluoğlu, “İlk iftiramızı depremzede kardeşlerimizle birlikte açtık, dualar ve sohbetler ettik. Ramazan ayı kalabalık sofralarla, dayanışmayla güzel. Ramazan ayı boyunca iftar öncesi Kuran-ı Kerim tilavetinin ardından vatandaşlarımız iftarlarını açacak. Özel önem verdiğimiz çocuklarımız için oyun grupları ve pamuk şeker stantları oluşturduk. Yine Ramazan boyunca film geceleri ve çeşitli etkinlikler gerçekleştireceğiz. Depremzede kardeşlerimizin yaralarını sarmak ve huzur içerisinde Ramazan geçirmelerini sağlamak için tüm imkânlarımızı seferber etmeye devam edeceğiz. Mübarek Ramazan ayının ülkemize ve tüm İslam âlemine sağlık, mutluluk ve huzur getirmesini en kalbi duygularımla temenni ediyorum” dedi.</p>The post <a href="https://trabzonhaber.info/baskan-zorluoglu-elbistanlilari-ramazanda-da-yalniz-birakmadi/">Başkan Zorluoğlu Elbistanlıları Ramazanda Da Yalnız Bırakmadı</a> first appeared on <a href="https://trabzonhaber.info">TRABZON HABER - Haberin Doğru Adresi</a>.]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Depremlere Çocuk ve Ergen Gözüyle Bakış Çok Farklı Olabilir</title>
		<link>https://trabzonhaber.info/depremlere-cocuk-ve-ergen-gozuyle-bakis-cok-farkli-olabilir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[TH]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 01 Mar 2023 14:54:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[sonbeşhaber]]></category>
		<category><![CDATA[Sondakikahaber]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://trabzonhaber.info/?p=10695</guid>

					<description><![CDATA[<p>thi &#8211; KTÜ Farabi Hastanesi’nden Önemli Açıklama Kahramanmaraş ve çevre illerimizde meydana gelen büyük afetin ardından depremzedeler ile birlikte ülke genelinde basın-yayın organları vasıtasıyla yaşananlara maruz kalan tüm çocuk ve ergenler, yaşananlardan etkilenmiş oldu. KTÜ Farabi Hastanesi Çocuk Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Bahadır TURAN, bu konuyla ilgili önemli [&#8230;]</p>
The post <a href="https://trabzonhaber.info/depremlere-cocuk-ve-ergen-gozuyle-bakis-cok-farkli-olabilir/">Depremlere Çocuk ve Ergen Gözüyle Bakış Çok Farklı Olabilir</a> first appeared on <a href="https://trabzonhaber.info">TRABZON HABER - Haberin Doğru Adresi</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="https://trabzonhaber.info/wp-content/uploads/2023/03/Depremlere-Cocuk-ve-Ergen-Gozuyle-Bakis-Cok-Farkli-Olabilir.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignleft size-medium wp-image-10696" src="https://trabzonhaber.info/wp-content/uploads/2023/03/Depremlere-Cocuk-ve-Ergen-Gozuyle-Bakis-Cok-Farkli-Olabilir-300x225.jpg" alt="" width="300" height="225" srcset="https://trabzonhaber.info/wp-content/uploads/2023/03/Depremlere-Cocuk-ve-Ergen-Gozuyle-Bakis-Cok-Farkli-Olabilir-300x225.jpg 300w, https://trabzonhaber.info/wp-content/uploads/2023/03/Depremlere-Cocuk-ve-Ergen-Gozuyle-Bakis-Cok-Farkli-Olabilir.jpg 667w" sizes="auto, (max-width: 300px) 100vw, 300px" /></a>thi &#8211; KTÜ Farabi Hastanesi’nden Önemli Açıklama</p>
<p>Kahramanmaraş ve çevre illerimizde meydana gelen büyük afetin ardından depremzedeler ile birlikte ülke genelinde basın-yayın organları vasıtasıyla yaşananlara maruz kalan tüm çocuk ve ergenler, yaşananlardan etkilenmiş oldu. KTÜ Farabi Hastanesi Çocuk Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Bahadır TURAN, bu konuyla ilgili önemli açıklamalarda bulundu.</p>
<p>Afetler; hepimiz için fiziksel, ekonomik ve sosyal kayıplara neden olan, normal yaşantımızı, rutinlerimizi durduran veya kesintiye uğratan, imkânların yetersiz kaldığı olaylara verilen genel bir isimdir. Bu dönemde yaşanan travmanın boyutlarını ve etkisinin ne şiddette olacağını kestirmek pek de mümkün değildir. Ancak deprem gibi doğal afetlerde yaşanan kitlesel travma yaşantıları, özellikle çocuk ve ergenlerde ciddi olumsuz etkilenmelere yol açabilir. Ayrıca ikincil olarak etkilenme dediğimiz travmatik bir olaya dolaylı olarak maruz kalma (olayın izlenmesi veya duyulması) sonucunda bir olumsuz etkilenme ile de karşılaşabilmekteyiz. Yani depremin ve depremzedelerin görüntülerini görmek ve yaşananları duymak dahi travmatize olmak için yeterlidir.</p>
<p>Çocukların Yaşananları Tanımlamaları ve Anlamlandırmaları Bizlerden Farklı Olabilir</p>
<p>Çocuklar depremin kendisinden korktukları kadar bu olayın hayatlarında yol açacağı değişikliklerden, belirsizliklerden ve sorunlardan da korkarlar. Çocukların bu ani değişiklikleri tanımlamaları, anlamlandırmaları ve baş edebilmeleri zor olacaktır. Bu nedenle profesyonel destek almaları çok önemlidir. Bu tür bir travmadan sonra çocuğun yaşadığı ruhsal sorunlar, davranışlarındaki değişmelerle kendisini göstermeye başlayarak ruhsal açıdan ciddi bozukluklara kadar ilerleyebilir. Her çocuğun tepkisi, yaşanılan bu afet süresinde ve sonrasında farklılıklar gösterebilmekle birlikte çocukların yaşlarına, gelişimsel düzeylerine ve bu olaydan önceki yaşam deneyimlerine göre değişebilir. Okul öncesi bir çocukta; daha çok uyku-iştah değişimleri, alt ıslatma, ebeveyninden ayrılma korkusu ve/veya ona yapışma davranışı, parmak emme, yeni ortaya çıkan korkular, kâbus görme, kendilerinin bu olaya neden olduğuna dair düşünceler ve suçluluk hissi, huzursuzluk hali olarak kendini gösterir. Okul çağı çocuğundaki belirtiler; yaşadığı depremi tekrarlayıcı şekilde hatırlama, baş ağrısı gibi fiziksel belirtiler gösterme, huzursuzluk hali, okula gitmeye isteksizlik, dikkat ve konsantrasyon sorunları, okul başarısında düşme, içe kapanma, ilgi kaybı, keyifsizlik şeklinde görülebilir. Ergenlerde ise bu ruhsal belirtiler; yoğun sıkıntı hissi, depresyon, öfke davranışları, yaşanılan travmanın tekrar tekrar gözünün önüne gelmesi, duygusal içe çekilme ve/veya gelecek kaygısı, riskli davranışlara eğilim olarak karşımıza çıkabilir.</p>
<p>Rutinlerin Sürdürülmesi Önemli</p>
<p>Deprem sonrasında çocukların yaşadığı ya da yaşayabileceği olumsuz etkilenmeleri olabildiğince azaltmak için en önemli şey, mümkün olduğu kadar yakınları ile birlikte olmalarının sağlanmasıdır. Çocuklarla, yaşanılanlar hakkında bir şeyi saklamadan, yanlış bilgi vermeden, onların anlayabileceği bir dille konuşulmalıdır. Çocukların sorularına doğru ve basit cevaplar vermek, neler olduğunu ve sonrasında neler yaşayacağını, yaşamında nelerin değişeceğini onlara doğru olarak açıklamak önemlidir. Çocuğa, ailesi ve yakınları ile birlikte güvende olduğu hissettirilmelidir. Olanaklar ölçüsünde, çocuğun gündelik alışkanlıklarını mutlaka sürdürmesi sağlanmalıdır.</p>
<p>Travma Sonrası Stres Bozukluğuna Dikkat</p>
<p>Bazı çocuklar, depremden biraz daha fazla etkilenmektedir. Travma sonrası hemen her bireyde yaşanabilen korku, kaygı, çaresizlik, öfke, kafa karışıklığı, hissizleşme gibi duygusal tepkiler eğer 1 aydan uzun sürüyorsa veya artarak devam ediyorsa Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB) açısından çocuğun, mutlaka bir Çocuk ve Ergen Psikiyatristi tarafından değerlendirilmesi gerekir.</p>
<p>TSSB, deprem anının tekrar tekrar yaşanması ve zihinden atılamaması, kapalı alanlara girememe, uyku sorunları, kabuslar, öfke, depresif belirtiler, hayaller görme, aşırı unutkanlık gibi birçok farklı belirtilerle kendini gösterebilir. Öte yandan, önceden var olan ve eşik altı seyreden psikiyatrik bozukluklar travma ile birlikte eşik üstüne çıkabilir. Örneğin, çocuklarda nörogelişimsel bozukluk belirtileri (dikkat, öğrenme bozuklukları, otizm spektrumu vb.) artış gösterebilir. Bu süreçte, çocuklarda gözlenen uyum ya da travma bozuklukları ile baş etmede, uzman yardımı gerekli ve önemlidir. Bu amaçla depremden etkilenen ve ilimize getirilen çocuk ve ergenlerimize yönelik KTÜ Farabi Hastanesi Çocuk-Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü&#8217;nde ‘Afet ve Travma Polikliniği’ açılmış olup hizmet vermeye başlamıştır.</p>The post <a href="https://trabzonhaber.info/depremlere-cocuk-ve-ergen-gozuyle-bakis-cok-farkli-olabilir/">Depremlere Çocuk ve Ergen Gözüyle Bakış Çok Farklı Olabilir</a> first appeared on <a href="https://trabzonhaber.info">TRABZON HABER - Haberin Doğru Adresi</a>.]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>PET-CT ile Kanser Tespitinde, KTÜ Farabi Hastanesi’nden Tam İsabet</title>
		<link>https://trabzonhaber.info/pet-ct-ile-kanser-tespitinde-ktu-farabi-hastanesinden-tam-isabet/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[TH]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 04 Feb 2023 17:29:53 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[sonbeşhaber]]></category>
		<category><![CDATA[Sondakikahaber]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://trabzonhaber.info/?p=10628</guid>

					<description><![CDATA[<p>thi &#8211; 44 yaşındaki Tamara DAVITADZE, serviks (rahim ağzı) kanseri nedeni ile yaklaşık 2 yıl önce ameliyat olmuş ve ameliyat sonrası kemoterapi ve radyoterapi almamıştı. KTÜ Farabi Hastanesi’nde hastaya yapılan karın ultrasonografi tetkikinde her iki kasık bölgesinde büyümüş lenf nodları tespit edilmiş ve bu lenf nodlarından yapılan biyopsi sonucunda kanserin yayılması ile ilgili herhangi bir [&#8230;]</p>
The post <a href="https://trabzonhaber.info/pet-ct-ile-kanser-tespitinde-ktu-farabi-hastanesinden-tam-isabet/">PET-CT ile Kanser Tespitinde, KTÜ Farabi Hastanesi’nden Tam İsabet</a> first appeared on <a href="https://trabzonhaber.info">TRABZON HABER - Haberin Doğru Adresi</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="https://trabzonhaber.info/wp-content/uploads/2023/02/PET-CT-ile-Kanser-Tespitinde-KTU-Farabi-Hastanesinden-Tam-Isabet-2.gif"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignleft size-medium wp-image-10629" src="https://trabzonhaber.info/wp-content/uploads/2023/02/PET-CT-ile-Kanser-Tespitinde-KTU-Farabi-Hastanesinden-Tam-Isabet-2-300x200.gif" alt="" width="300" height="200" /></a> <a href="https://trabzonhaber.info/wp-content/uploads/2023/02/PET-CT-ile-Kanser-Tespitinde-KTU-Farabi-Hastanesinden-Tam-Isabet-1.gif"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignleft size-medium wp-image-10630" src="https://trabzonhaber.info/wp-content/uploads/2023/02/PET-CT-ile-Kanser-Tespitinde-KTU-Farabi-Hastanesinden-Tam-Isabet-1-300x200.gif" alt="" width="300" height="200" /></a>thi &#8211; 44 yaşındaki Tamara DAVITADZE, serviks (rahim ağzı) kanseri nedeni ile yaklaşık 2 yıl önce ameliyat olmuş ve ameliyat sonrası kemoterapi ve radyoterapi almamıştı. KTÜ Farabi Hastanesi’nde hastaya yapılan karın ultrasonografi tetkikinde her iki kasık bölgesinde büyümüş lenf nodları tespit edilmiş ve bu lenf nodlarından yapılan biyopsi sonucunda kanserin yayılması ile ilgili herhangi bir bulguya rastlanmamıştı. Ancak takibi yapan hekimin şüphesinin devam etmesi üzerine hastaya, Farabi Hastanesi&#8217;nde  Florodeoksiglukoz Pozitron Emisyon Tomografisi (F-18 FDG PET/BT) tetkiki yapılarak hastada daha önce diğer görüntüleme yöntemleri ile saptanmamış, karın içerisinde hastalığın yayılımı açısından şüpheli olabilecek lenf nodları tespit edildi.</p>
<p>Tahlilleri tamamlanan DAVITADZE yaşadıklarını “Gürcistan’da ameliyat olduktan sonra kontrol için Trabzon’a gelmeyi düşündük. Batum’da PET/BT Cihazı yoktu. Tiflis’te var ama o da bana pahalı geldi. Buraya gelir gelmez işlerimiz hızlıca çözüldü. Şimdi tahlil sonuçlarımla birlikte Batum’a dönüp oradaki doktorumuza başvuracağız. Tedavim mümkün olmazsa yeniden KTÜ Farabi Hastanesi’ne geleceğiz.” şeklinde aktardı.</p>
<p>KTÜ Farabi Hastanesi Nükleer Tıp Kliniği&#8217;nden Dr. Öğr. Üyesi Seyit Ahmet ERTÜRK, PET/BT Cihazı ve Ünitesi  hakkında şu bilgileri verdi:</p>
<p>“Nükleer Tıp, radyoaktif maddelerin vücuda verilerek organ veya sistemlerin fonksiyonlarının görüntülendiği ve bazı hastalıkların tedavi edildiği bir bilim dalıdır. Radyoaktivite, yüzyılı aşkın bir süredir insanlığın yararı için kullanılmaktadır. Hastalıkların tanı ve tedavisinde her geçen gün artan oranda uygulama alanı bulmaktadır. Başka hiçbir yöntemle sağlanamayacak bilgilerin elde edilmesini mümkün kılmakta ve birçok hastalık sürecinde, son derece kolay ve rahat tanı ve tedavi olanağı sunmaktadır.</p>
<p>Nükleer Tıp uygulamalarında radyoaktif maddeler (radyonüklidler) ilgili organ ya da dokunun fonksiyonuna girecek bazı özel ilaçlarla (farmasötikler) bağlanmakta ve genellikle damar yolu veya ağız yoluyla insan vücuduna verilmektedir. &#8220;Radyofarmasötik&#8221; adı verilen bu bileşikler, her organ ya da sistem için özeldir. Tanısal olarak kullanıldıklarında, vücutta fonksiyonuna girdikleri organ veya dokudan radyoaktif ışın yayarlar. Bu ışınlar, radyoaktif maddelerle işaretli molekülün, vücut içinde ne zaman, nerede, ne düzeyde bulunduğunu tespit eden cihazlarla algılanarak görüntüye çevrilir. İlgili organın fonksiyonunun değerlendirilmesine olanak sağlar.</p>
<p>Pozitron ışınlarını yayan radyoaktif maddeler ve özel kameralar kullanılarak yapılan görüntülemeye PET (Pozitron Emisyon Tomografi) adı verilir. PET’te bütün vücudun 3 boyutlu olarak görüntüleri alınır. En fazla kullandığımız alan onkolojik (kanser) hastalarıdır. Daha az sayıda kalp ve beyin hastalıklarında da kullanıyoruz. PET-BT, Pozitron Emisyon Tomografisi ve Bilgisayarlı Tomografi görüntülerinin aynı anda alınmasını sağlayan entegre cihazlardır.” dedi.</p>The post <a href="https://trabzonhaber.info/pet-ct-ile-kanser-tespitinde-ktu-farabi-hastanesinden-tam-isabet/">PET-CT ile Kanser Tespitinde, KTÜ Farabi Hastanesi’nden Tam İsabet</a> first appeared on <a href="https://trabzonhaber.info">TRABZON HABER - Haberin Doğru Adresi</a>.]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>KTÜ Farabi Hastanesi’nde Uygulanan Yeni Nesil Tedavi Sayesinde Sedef Hastalığından Kurtuldu!</title>
		<link>https://trabzonhaber.info/ktu-farabi-hastanesinde-uygulanan-yeni-nesil-tedavi-sayesinde-sedef-hastaligindan-kurtuldu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[TH]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 20 Dec 2022 16:13:36 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[sonbeşhaber]]></category>
		<category><![CDATA[Sondakikahaber]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://trabzonhaber.info/?p=10497</guid>

					<description><![CDATA[<p>thi &#8211; Dört yıldır sedef hastalığı (psoriasis) olan 25 yaşındaki Orçin EMİNAĞAOĞLU, daha önce kortizonlu kremler sürerek sedef tedavisi almakta iken yaralarında artış olması üzerine KTÜ Farabi Hastanesi’ne başvurdu. Dâhili Tıp Bilimleri Deri ve Zührevi Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Leyla Baykal SELÇUK tarafından yapılan değerlendirmede, hastalığın “şiddetli” seviyede olduğu tespit edildi. Hastaya, [&#8230;]</p>
The post <a href="https://trabzonhaber.info/ktu-farabi-hastanesinde-uygulanan-yeni-nesil-tedavi-sayesinde-sedef-hastaligindan-kurtuldu/">KTÜ Farabi Hastanesi’nde Uygulanan Yeni Nesil Tedavi Sayesinde Sedef Hastalığından Kurtuldu!</a> first appeared on <a href="https://trabzonhaber.info">TRABZON HABER - Haberin Doğru Adresi</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="https://trabzonhaber.info/wp-content/uploads/2022/12/KTU-Farabi-Hastanesinde-Uygulanan-Yeni-Nesil-Tedavi-Sayesinde-Sedef-Hastaligindan-Kurtuldu-2.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignleft size-medium wp-image-10498" src="https://trabzonhaber.info/wp-content/uploads/2022/12/KTU-Farabi-Hastanesinde-Uygulanan-Yeni-Nesil-Tedavi-Sayesinde-Sedef-Hastaligindan-Kurtuldu-2-300x198.jpg" alt="" width="300" height="198" srcset="https://trabzonhaber.info/wp-content/uploads/2022/12/KTU-Farabi-Hastanesinde-Uygulanan-Yeni-Nesil-Tedavi-Sayesinde-Sedef-Hastaligindan-Kurtuldu-2-300x198.jpg 300w, https://trabzonhaber.info/wp-content/uploads/2022/12/KTU-Farabi-Hastanesinde-Uygulanan-Yeni-Nesil-Tedavi-Sayesinde-Sedef-Hastaligindan-Kurtuldu-2.jpg 750w" sizes="auto, (max-width: 300px) 100vw, 300px" /></a> <a href="https://trabzonhaber.info/wp-content/uploads/2022/12/KTU-Farabi-Hastanesinde-Uygulanan-Yeni-Nesil-Tedavi-Sayesinde-Sedef-Hastaligindan-Kurtuldu-1.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignleft size-medium wp-image-10499" src="https://trabzonhaber.info/wp-content/uploads/2022/12/KTU-Farabi-Hastanesinde-Uygulanan-Yeni-Nesil-Tedavi-Sayesinde-Sedef-Hastaligindan-Kurtuldu-1-300x198.jpg" alt="" width="300" height="198" srcset="https://trabzonhaber.info/wp-content/uploads/2022/12/KTU-Farabi-Hastanesinde-Uygulanan-Yeni-Nesil-Tedavi-Sayesinde-Sedef-Hastaligindan-Kurtuldu-1-300x198.jpg 300w, https://trabzonhaber.info/wp-content/uploads/2022/12/KTU-Farabi-Hastanesinde-Uygulanan-Yeni-Nesil-Tedavi-Sayesinde-Sedef-Hastaligindan-Kurtuldu-1.jpg 750w" sizes="auto, (max-width: 300px) 100vw, 300px" /></a>thi &#8211; Dört yıldır sedef hastalığı (psoriasis) olan 25 yaşındaki Orçin EMİNAĞAOĞLU, daha önce kortizonlu kremler sürerek sedef tedavisi almakta iken yaralarında artış olması üzerine KTÜ Farabi Hastanesi’ne başvurdu. Dâhili Tıp Bilimleri Deri ve Zührevi Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Leyla Baykal SELÇUK tarafından yapılan değerlendirmede, hastalığın “şiddetli” seviyede olduğu tespit edildi. Hastaya, yeni nesil tedavi yöntemlerinden olan biyolojik ajan (ilaç) uygulandı. Yaklaşık bir yıl boyunca tedavisi devam eden hastanın tüm yaraları temizlendi. Üç ayda bir kontrole gelmesi istenen hasta, almış olduğu tedaviden son derece memnun olduğunu dile getirdi.</p>
<p>Orçin EMİNAĞAOĞLU ”Hastalığım askerlik sürecinde başladı. Hastalığımı çok ciddi şekilde geçiriyordum. Hastalığım, sosyal hayatımı ve giyimimi etkiliyordu. Hasta olduktan sonra ilk kez bu yaz kısa kollu tişört giyebildim. Kendimi hem psikolojik hem de sağlık açısından çok iyi hissediyorum. Bu hastalığı olanlar kesinlikle erken dönemde bir dermatoloğa başvursunlar. Ben, hastalığım ciddileştikten sonra dermatoloğa başvurdum. Birçok farklı tedavi yöntemi önerenler oldu. Hatta “ayı yağı” önerenler bile oldu. Azerbaycan’da petrol tedavisi önerenler oldu. Kesinlikle bu tür tedavilerden uzak durulsun. Ben uzman dermatologlar sayesinde şifa buldum.“ dedi.</p>
<p>Doç. Dr. Leyla Baykal SELÇUK “Sedef hastalığı genellikle erken yetişkinlikte ve gençlikte görülür. Çoğu hastada, cildin sadece birkaç bölgesi etkilenir. Ağır vakalarda hastalık, vücudun büyük bir bölümünü kaplayabilir. Hastalık süresince beyaz kepekli yaralar zaman içerisinde iyileşebilir veya tekrar geri gelebilir. Hastalık bulaşıcı değildir; stres ve enfeksiyonlar, hastalığın gelişiminde ve alevlenmesinde önemli yer tutar. Sedef hastalığı sadece deriyi değil eklemleri de etkileyebilir. Eklem ağrılarına ve hasara yol açabilir. Bu nedenle erken tanı ve tedavisi önemlidir. Tedavisinde; topikal (krem) tedavileri, ışık tedavisi, sistemik tedaviler ve biyolojik ajanlar kullanılabilir. Bu hastamızda olduğu gibi özellikle biyolojik ajanların tedaviye girmesi ile yaralarda neredeyse tam iyileşme sağlanmakta ve bu iyileşme sürdürülebilir olmaktadır. Tedavinin yetersiz ve hastalığın uzun süreli olması, yaraların görünür alanlarda olması durumunda hastaların sorunları artmakta; toplumdan kaçınma, yalnızlaşma, depresyon, anksiyete gibi sorunlar ortaya çıkmaktadır. Bu tür psikolojik sorunlar, alkol alımı veya aşırı yemek yeme gibi bozuklukları tetikleyerek obezite ve metabolik hastalıkların önünü de açabilmektedir. Bu nedenle hekim ve hasta iş birliği çok önemlidir. Biz, gerekli durumlarda Psikiyatri, Romatoloji ve Kardiyoloji Bölümü ile de iş birliğine gitmekteyiz.” dedi.</p>The post <a href="https://trabzonhaber.info/ktu-farabi-hastanesinde-uygulanan-yeni-nesil-tedavi-sayesinde-sedef-hastaligindan-kurtuldu/">KTÜ Farabi Hastanesi’nde Uygulanan Yeni Nesil Tedavi Sayesinde Sedef Hastalığından Kurtuldu!</a> first appeared on <a href="https://trabzonhaber.info">TRABZON HABER - Haberin Doğru Adresi</a>.]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>KTÜ MEDSİM (İyi Hekimlik Uygulamaları ve Simülasyon Merkezi) Uluslararasılaşmada Hızla İlerliyor</title>
		<link>https://trabzonhaber.info/ktu-medsim-iyi-hekimlik-uygulamalari-ve-simulasyon-merkezi-uluslararasilasmada-hizla-ilerliyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[TH]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 09 Dec 2022 07:52:44 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[sonbeşhaber]]></category>
		<category><![CDATA[Sondakikahaber]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://trabzonhaber.info/?p=10433</guid>

					<description><![CDATA[<p>thi &#8211; Karadeniz Teknik Üniversitesi İyi Hekimlik Uygulamaları ve Simülasyon Merkezi (MEDSİM) Müdürü Doç. Dr. Ahmet Kağan ÖZKAYA konu ile ilgili açıklamalarda bulundu: &#160; “Simülasyon tekniği, birçok alanda olduğu gibi tıp eğitiminde de etkin ve gün geçtikçe artan bir şekilde kullanılarak birçok eğitim yönteminin alternatifi haline geldi. Kısaca tıp eğitiminde simülasyon; güvenli bir ortamda, gerçek [&#8230;]</p>
The post <a href="https://trabzonhaber.info/ktu-medsim-iyi-hekimlik-uygulamalari-ve-simulasyon-merkezi-uluslararasilasmada-hizla-ilerliyor/">KTÜ MEDSİM (İyi Hekimlik Uygulamaları ve Simülasyon Merkezi) Uluslararasılaşmada Hızla İlerliyor</a> first appeared on <a href="https://trabzonhaber.info">TRABZON HABER - Haberin Doğru Adresi</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="https://trabzonhaber.info/wp-content/uploads/2022/12/KTU-MEDSIM-Iyi-Hekimlik-Uygulamalari-ve-Simulasyon-Merkezi-Uluslararasilasmada-Hizla-Ilerliyor-2.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignleft size-medium wp-image-10431" src="https://trabzonhaber.info/wp-content/uploads/2022/12/KTU-MEDSIM-Iyi-Hekimlik-Uygulamalari-ve-Simulasyon-Merkezi-Uluslararasilasmada-Hizla-Ilerliyor-2-300x198.jpg" alt="" width="300" height="198" srcset="https://trabzonhaber.info/wp-content/uploads/2022/12/KTU-MEDSIM-Iyi-Hekimlik-Uygulamalari-ve-Simulasyon-Merkezi-Uluslararasilasmada-Hizla-Ilerliyor-2-300x198.jpg 300w, https://trabzonhaber.info/wp-content/uploads/2022/12/KTU-MEDSIM-Iyi-Hekimlik-Uygulamalari-ve-Simulasyon-Merkezi-Uluslararasilasmada-Hizla-Ilerliyor-2.jpg 750w" sizes="auto, (max-width: 300px) 100vw, 300px" /></a> <a href="https://trabzonhaber.info/wp-content/uploads/2022/12/KTU-MEDSIM-Iyi-Hekimlik-Uygulamalari-ve-Simulasyon-Merkezi-Uluslararasilasmada-Hizla-Ilerliyor-1.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignleft size-medium wp-image-10432" src="https://trabzonhaber.info/wp-content/uploads/2022/12/KTU-MEDSIM-Iyi-Hekimlik-Uygulamalari-ve-Simulasyon-Merkezi-Uluslararasilasmada-Hizla-Ilerliyor-1-300x239.jpg" alt="" width="300" height="239" srcset="https://trabzonhaber.info/wp-content/uploads/2022/12/KTU-MEDSIM-Iyi-Hekimlik-Uygulamalari-ve-Simulasyon-Merkezi-Uluslararasilasmada-Hizla-Ilerliyor-1-300x239.jpg 300w, https://trabzonhaber.info/wp-content/uploads/2022/12/KTU-MEDSIM-Iyi-Hekimlik-Uygulamalari-ve-Simulasyon-Merkezi-Uluslararasilasmada-Hizla-Ilerliyor-1.jpg 706w" sizes="auto, (max-width: 300px) 100vw, 300px" /></a>thi &#8211; Karadeniz Teknik Üniversitesi İyi Hekimlik Uygulamaları ve Simülasyon Merkezi (MEDSİM) Müdürü Doç. Dr. Ahmet Kağan ÖZKAYA konu ile ilgili açıklamalarda bulundu:</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>“Simülasyon tekniği, birçok alanda olduğu gibi tıp eğitiminde de etkin ve gün geçtikçe artan bir şekilde kullanılarak birçok eğitim yönteminin alternatifi haline geldi. Kısaca tıp eğitiminde simülasyon; güvenli bir ortamda, gerçek hastaya zarar vermeden, hekimin veya sağlık çalışanının bilgi ve becerisini artıran, çeşitli ekipmanlar üzerinden yürütülen eğitim yöntemidir. KTÜ MEDSİM, 2017 yılında kurulmuş olup aktif olarak birçok ulusal, uluslararası ve yerel eğitimlerin verildiği bir merkez durumundadır. Merkezimizdeki teknolojik donanım, dünyada sayılı yerde bulunmaktadır. Bu yüzden diğer merkezlerdeki eğiticiler de eğitimlerini Trabzon’a gelerek burada almaktadır. En son gerçekleştirdiğimiz eğitimlere örnek olarak geçtiğimiz ay içerisinde, aralarında Avusturya, Hollanda, Danimarka, Rusya ve Belarus’tan katılımcı, eğitimci ve diğer dış paydaşların bulunduğu “Uluslararası Simülasyon Eğitici Eğitimi” düzenledik. Eğitimimizi; temel, orta ve ileri olmak üzere 3 düzeyde gerçekleştirdik. Bu eğitim ile bilginin paylaştıkça çoğaldığını bir kez daha gördük. Merkezimiz, bu eğitimle birlikte birçok paydaşı bir araya getirerek kültürlerarası etkileşimin sağlanmasında, Üniversitemizin ve Tıp Fakültemizin uluslararasılaşmasında ve deneyimlerin paylaşımında önemli bir rol oynadı. Gerek kurs gerekse kurs dışındaki sosyal etkinlikler ile kooperasyonel yaklaşımın ve iş birliğinin devamlılığı açısından İyi Hekimlik Uygulamaları ve Simülasyon Merkezi’nin müthiş bir potansiyelinin olduğu anlaşıldı. Deneyimlerin ve bilgi birikiminin paylaşıldığı her yönü ile dolu dolu geçen bu kursun düzenlenmesi aşamasından bitimine kadar olan sürede emeği geçen tüm Öğretim Üyelerimize, Simülasyon Merkezi ekibimize, Tıp Fakültesi Dekanlığı’na, Üniversitemiz Rektörlüğü’ne sonsuz teşekkürlerimizi sunuyorum.” dedi.</p>The post <a href="https://trabzonhaber.info/ktu-medsim-iyi-hekimlik-uygulamalari-ve-simulasyon-merkezi-uluslararasilasmada-hizla-ilerliyor/">KTÜ MEDSİM (İyi Hekimlik Uygulamaları ve Simülasyon Merkezi) Uluslararasılaşmada Hızla İlerliyor</a> first appeared on <a href="https://trabzonhaber.info">TRABZON HABER - Haberin Doğru Adresi</a>.]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>1. Doğu Karadeniz Fizyoterapi Günleri</title>
		<link>https://trabzonhaber.info/1-dogu-karadeniz-fizyoterapi-gunleri/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[TH]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 04 Nov 2022 19:12:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[sonbeşhaber]]></category>
		<category><![CDATA[Sondakikahaber]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://trabzonhaber.info/?p=10289</guid>

					<description><![CDATA[<p>thi &#8211; “Fizyoterapist Multidisipliner Yaklaşımlar Sempozyumu” KTÜ’de Gerçekleştirilecek Karadeniz Teknik Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölümü ile Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Güneysu Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Yüksekokulu iş birliğinde organize edilen 1. Doğu Karadeniz Fizyoterapi Günleri “Fizyoterapide Multidisipliner Yaklaşımlar Sempozyumu”nun açılışı 3 Kasım 2022 tarihinde, KTÜ Osman Turan Kültür ve Kongre Merkezi’nde gerçekleştirildi. [&#8230;]</p>
The post <a href="https://trabzonhaber.info/1-dogu-karadeniz-fizyoterapi-gunleri/">1. Doğu Karadeniz Fizyoterapi Günleri</a> first appeared on <a href="https://trabzonhaber.info">TRABZON HABER - Haberin Doğru Adresi</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="https://trabzonhaber.info/wp-content/uploads/2022/11/1.-Dogu-Karadeniz-Fizyoterapi-Gunleri-2.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignleft size-medium wp-image-10291" src="https://trabzonhaber.info/wp-content/uploads/2022/11/1.-Dogu-Karadeniz-Fizyoterapi-Gunleri-2-300x200.jpg" alt="" width="300" height="200" srcset="https://trabzonhaber.info/wp-content/uploads/2022/11/1.-Dogu-Karadeniz-Fizyoterapi-Gunleri-2-300x200.jpg 300w, https://trabzonhaber.info/wp-content/uploads/2022/11/1.-Dogu-Karadeniz-Fizyoterapi-Gunleri-2.jpg 750w" sizes="auto, (max-width: 300px) 100vw, 300px" /></a> <a href="https://trabzonhaber.info/wp-content/uploads/2022/11/1.-Dogu-Karadeniz-Fizyoterapi-Gunleri-1.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignleft size-medium wp-image-10292" src="https://trabzonhaber.info/wp-content/uploads/2022/11/1.-Dogu-Karadeniz-Fizyoterapi-Gunleri-1-300x200.jpg" alt="" width="300" height="200" srcset="https://trabzonhaber.info/wp-content/uploads/2022/11/1.-Dogu-Karadeniz-Fizyoterapi-Gunleri-1-300x200.jpg 300w, https://trabzonhaber.info/wp-content/uploads/2022/11/1.-Dogu-Karadeniz-Fizyoterapi-Gunleri-1.jpg 750w" sizes="auto, (max-width: 300px) 100vw, 300px" /></a>thi &#8211; “Fizyoterapist Multidisipliner Yaklaşımlar Sempozyumu” KTÜ’de Gerçekleştirilecek</p>
<p>Karadeniz Teknik Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölümü ile Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Güneysu Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Yüksekokulu iş birliğinde organize edilen 1. Doğu Karadeniz Fizyoterapi Günleri “Fizyoterapide Multidisipliner Yaklaşımlar Sempozyumu”nun açılışı 3 Kasım 2022 tarihinde, KTÜ Osman Turan Kültür ve Kongre Merkezi’nde gerçekleştirildi. KTÜ Rektörü Prof. Dr. Hamdullah ÇUVALCI, RTEÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mete AVCI, Trabzon Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Atilla ATAMAN, KTÜ SBF Dekanı Prof. Dr. Bahittin KAHVECİ, Trabzon İl Sağlık Müdürü Dr. Hakan USTA ve Sempozyum Eş Başkanı KTÜ SBF Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölüm Başkanı’nın katıldığı sempozyumun açılış konuşmalarında, fizyoterapistlerin hayatın tüm süreçlerdeki önemi ve istihdamın gerekliliği vurgulandı. Üniversitelerin ve Belediyelerin iş birliğinin, toplum sağlığını koruma ve geliştirmedeki önemi aktarıldı.</p>
<p>KTÜ Rektörü Prof. Dr. Hamdullah ÇUVALCI konuşmasında Kanuni Sultan Süleyman’ın “Halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi, olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi…” sözüne atıfta bulunarak sağlığın önemini vurguladı. Covid-19 döneminde sağlığın öneminin bizzat tecrübe edildiğini söyleyerek sağlıkla ilgili her türlü yatırımı yapmaya hazır olduklarını ve akademisyenleri desteklediklerini belirtti. Fizyoterapi ve rehabilitasyonun doğumdan yaşlılığa kadar hayatın her anında önemli olduğunu ve fizyoterapistlere olan ihtiyacın devam ettiğini ifade etti</p>
<p>Sempozyum Eş Başkanı KTÜ SBF Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölüm Başkanı Doç. Dr. Arzu ERDEN tarafından fizyoterapistlik mesleğinin tarihsel gelişim süreçleri, M.Ö. 460’lı yıllarda önce Hipokrat daha sonra Galen’in, manuel terapi teknikleri ve şifalı suları, hastalıkların tedavilerinde uygulamaya başladığı, 19. yüzyılda 1. Dünya Savaşı ile birlikte ortaya çıkan çocuk felci epidemisiyle ve savaşta yaralanan uzuv kaybı yaşayan askerlerin rehabilitasyon süreçleri ile mesleki gelişmelerin giderek hızlandığı aktarıldı. Ülkemizde ilk Fizik Tedavi Yüksek Okulu’nun, 1961’de Hacettepe Üniversitesi’nde kurulduğu. O yıllarda 4-5 mezun veren bölümün şu an 106 üniversite ile sayısı 30 bini aşan fizyoterapist mezuna sahip olduğu vurgulandı. Trabzon‘da 200’ü aşkın fizyoterapistin görev yaptığı iletildi. Fizyoterapistlerin günümüzde modern tıbbın hemen hemen her dalında multidisipliner çalışmaların önemli bir parçası haline geldiği, doğuştan ya da sonradan gerçekleşen kaza ve yaralanma durumlarından gebe rehabilitasyonuna; koruyucu sağlık hizmetlerinden salgın hastalık süreçlerine; yeni doğandan yaşlı rehabilitasyonuna kadar yaşamın her anında aktif rol üstlendikleri aktarıldı.</p>
<p>Sempozyumun ilk günü boyunca fizyoterapideki farklı konular, multidisipliner yaklaşımlarla ele alındı. Farklı disiplinlerin Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon, Beyin ve Sinir Cerrahisi, Pediatri, Ortopedi ve Travmatoloji, Yoğun Bakım, Dahiliye branşlarındaki ekip çalışması, her bir oturumdaki deneyimli hekim ve fizyoterapistlerin birlikteliği, bilimsel veriler ile tecrübelerin aktarılması yoluyla tartışıldı. Bu alanlardaki yeni gelişmeler ve multidisipliner yaklaşımların önemini aktarıldı.</p>
<p>4 Kasım 2022 tarihinde 2. Günü gerçekleştirilecek sempozyumda Ön Çapraz Bağ Cerrahisi ve Rehabilitasyonu konulu oturum, KTÜ SBF Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölüm Başkanı Doç. Dr. Arzu ERDEN başkanlığında yürütülecektir. KTÜ Tıp Fakültesi Ortopedi ve Travmatoloji ABD Başkanı Prof. Dr. Osman AYNACI, ön çapraz bağ cerrahisini; KTÜ SBF Fizyoterapi ve Rehabilitasyon. Bölümü Öğretim Elemanı Uzman Fizyoterapist Murat EMİRZEOĞLU ise ön çapraz bağ cerrahisi sonrası rehabilitasyon sürecini aktaracaktır.Sportif Rehabilitasyonda 2 Güncel Yaklaşım konulu oturuma Prof. Dr. Osman AYNACI başkanlık edecektir. Trabzonspor A Takım Fizyoterapisti Dr Fizyoterapist Fatih Emre DOĞAN, bantlamanın sportif performansa etkilerini aktaracaktır. Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Spor Hekimliği ABD Öğretim Üyesi Dr. Berke AKSÖZ, rehabilitasyondan performansa kan akımı kısıtlamalı egzersiz eğitimini anlatacaktır. Ardından Biruni Üniversitesi SBF Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Uğur CAVLAK ve KTÜ SBF Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Öğr. Üyesi Turgay ALTUNALAN başkanlığında 9 bilimsel çalışmanın sunulacağı sözlü bildiri oturumu gerçekleştirilecektir.</p>
<p>Ardından Gazi Üniversitesi SBF Dekanı Prof. Dr. Bülent ELBASAN, KTÜ Tıp Fakültesi Çocuk Nöroloji Bilim Dalı’ndan Doç. Dr. Tülay KAMAŞAK ve Doç. Dr. Sevim ŞAHİN oturum başkanlığını yapacağı ve Prof. Dr. Bülent ELBASAN, Türkiye Spastik Çocuklar Vakfı’ndan Çocuk Nöroloji Uzmanı Doç. Dr. Semih AYTA ve Uzman Fizyoterapist Tuğba Derya DOĞAN, KTÜ SBF Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Öğr Üyesi, Turgay ALTUNALAN ve Dr. Öğr. Üyesi Umut APAYDIN’ın konuşmacı olarak katılacağı çalıştayda; riskli bebeklerde erken müdahalenin önemi, aile temelli erken müdahale süreçleri ile SAFE ve kâşif bebekler erken müdahale programları, atölye çalışması ile anlatılacaktır.</p>The post <a href="https://trabzonhaber.info/1-dogu-karadeniz-fizyoterapi-gunleri/">1. Doğu Karadeniz Fizyoterapi Günleri</a> first appeared on <a href="https://trabzonhaber.info">TRABZON HABER - Haberin Doğru Adresi</a>.]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hayat Kalitenizi Bozan Neden Kansızlık Olmasın</title>
		<link>https://trabzonhaber.info/hayat-kalitenizi-bozan-neden-kansizlik-olmasin/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[TH]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 19 Oct 2022 20:13:48 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[sonbeşhaber]]></category>
		<category><![CDATA[Sondakikahaber]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://trabzonhaber.info/?p=10238</guid>

					<description><![CDATA[<p>thi &#8211; KTÜ Farabi Hastanesi Hematoloji Uzmanı Prof. Dr. Özlen BALTA, Önemli Açıklamalarda Bulundu Pandemi döneminde, insanların hastanelere başvurmaktan çekinmesi dolayısıyla hasta ve hastalık riski taşıyan grupların, tanı ve tedavide geç kalmalarının, anemi vakalarının sayısal olarak artmasına ve mevcut anemi hastalarının hastalıklarının daha da kötüleşmesine neden olduğunu belirten KTÜ Farabi Hastanesi Hematoloji Uzmanı Prof. Dr. [&#8230;]</p>
The post <a href="https://trabzonhaber.info/hayat-kalitenizi-bozan-neden-kansizlik-olmasin/">Hayat Kalitenizi Bozan Neden Kansızlık Olmasın</a> first appeared on <a href="https://trabzonhaber.info">TRABZON HABER - Haberin Doğru Adresi</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="https://trabzonhaber.info/wp-content/uploads/2022/10/Hayat-Kalitenizi-Bozan-Neden-Kansizlik-Olmasin.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignleft size-medium wp-image-10239" src="https://trabzonhaber.info/wp-content/uploads/2022/10/Hayat-Kalitenizi-Bozan-Neden-Kansizlik-Olmasin-300x200.jpg" alt="" width="300" height="200" srcset="https://trabzonhaber.info/wp-content/uploads/2022/10/Hayat-Kalitenizi-Bozan-Neden-Kansizlik-Olmasin-300x200.jpg 300w, https://trabzonhaber.info/wp-content/uploads/2022/10/Hayat-Kalitenizi-Bozan-Neden-Kansizlik-Olmasin.jpg 750w" sizes="auto, (max-width: 300px) 100vw, 300px" /></a>thi &#8211; KTÜ Farabi Hastanesi Hematoloji Uzmanı Prof. Dr. Özlen BALTA, Önemli Açıklamalarda Bulundu</p>
<p>Pandemi döneminde, insanların hastanelere başvurmaktan çekinmesi dolayısıyla hasta ve hastalık riski taşıyan grupların, tanı ve tedavide geç kalmalarının, anemi vakalarının sayısal olarak artmasına ve mevcut anemi hastalarının hastalıklarının daha da kötüleşmesine neden olduğunu belirten KTÜ Farabi Hastanesi Hematoloji Uzmanı Prof. Dr. Özlen BALTA şunları kaydetti.</p>
<p>Pandemi, Anemi Vakalarını Arttırdı</p>
<p>Pandemi döneminde, insanların hastanelere başvurmaktan çekinmesi dolayısıyla hasta ve hastalık riski taşıyan grupların, tanı ve tedavide geç kalmaları, anemi vakalarının sayısal olarak artmasına ve mevcut hastaların, hastalık şiddetlerinin daha da artmasına neden oldu.</p>
<p>En Sık Görülrn Neden, Demir Eksikliği Anemisi</p>
<p>Anemi yani halk arasında söylenen şekliyle kansızlık, kırmızı kan hücrelerinin normalden düşük olmasıdır. Bu, bir halk sağlığı problemidir ve düşük, orta ve yüksek gelişmişlik düzeylerindeki toplumların hepsi için bir sorundur. 2013 yılı verilerine göre dünyada, 1.93 milyon insanda anemi mevcuttu ki bu da dünya nüfusunun %27’siydi. En sık görülen nedeni ise &#8220;Demir Eksikliği Anemisi&#8221;dir ve bu durum, sosyo-ekonomik durum veya coğrafyadan bağımsız olarak en sık kadınlarda ve çocuklarda ortaya çıkar. Eldeki verilere bakacak olursak dünyada çocukların %42’sinde, gebe olmayan kadınların %29’unda ve gebe kadınların %38’inde anemi mevcuttur veya mevcut olacaktır.</p>
<p>Demir Eksikliği, Vücuda Giren Demir Miktarının Az Olması ile Gelişir</p>
<p>Demir eksikliği, vücutta demir depolarının azalması ile diğer bir deyişle vücuda giren demir miktarının ihtiyaçtan az olması ile gelişir. En sık görülen nedenleri; bebek ve büyüme çağındaki çocukları ilgilendiren hızlı büyüme dönemleri, gebelik, adet kanamaları veya herhangi bir nedenle vücuttan dışarıya kanama olması, bağırsaktan demir emiliminin azalması veya vejetaryenlerde olduğu gibi demir alımının az olmasıdır. Kırmızı kan hücrelerinin yapımı için demir gereklidir. Demir depoları azaldığında, bu ihtiyaç karşılanamaz ve kan üretimi bozularak anemi gelişir.</p>
<p>Hafif Bile Olsa Hayat Kalitesinde Bozulma Gelişir</p>
<p>Vücuttaki demir eksikliği, kansızlık dışında başka sorunlara da yol açabilir. Çünkü demir, hücre yaşamı için olmazsa olmaz bir elementtir. Demir eksikliği hafif olsa bile yorgunluk, hayat kalitesinde bozulma, iş kapasitesinde azalma gelişir, kişinin bilişsel gelişimi bozulabilir ve bağışıklığı zayıflayabilir. Gebelikte var olan demir eksikliği hem anne hem de bebek için çeşitli sıkıntılara yol açar. Halsizlik, yorgunluk, huzursuz bacak sendromu, baş ağrısı, saç dökülmesi, egzersiz toleransının azalması, egzersiz sırasında nefes darlığı, güçsüzlük, demir eksikliğinde sık gözlediğimiz belirtilerdir. Çok önemli bir bulgu, pika olarak adlandırdığımız kişinin; toprak, kağıt, buz gibi, yiyecek dışı maddelere karşı duyduğu iştahtır. Bu durum, demir tedavisi uygulanması ile hızla kaybolur. Tüm bu bulgular, anemi olmadan sadece demir eksikliğinde dahi meydana gelebilir ve demir tedavisi ile düzelir. Anemi hem çalışma kapasitesini azaltarak hem de sağlık giderlerini arttırarak ekonomik yük oluşturur. Yani anemi sadece kişisel değil aynı zamanda toplumsal bir problemdir.</p>
<p>Tanı Kadar Önemli Olan, Altta Yatan Nedenin Tespit Edilmesidir</p>
<p>Demir eksikliği anemisinin tanısı için hemoglobin ve diğer kırmızı kan hücre sayıları ile ferritin ve diğer demir testlerinin, laboratuvar incelemesi yapılır. Tanı kadar önemli olan bir diğer konu da altta yatan nedenin tespit edilmesi ve tedavisidir. Bunun için hastanın öyküsünün alınması ve muayene edilmesi gereklidir. Demir eksikliğinin nedeni bulunamamışsa endoskopi ve kolonoskopi gibi ilave tetkiklerin yapılması lazımdır. Çünkü özellikle kanser gibi hastalıklar atlanmamalı ve mümkünse erken dönemde tanısı konulup tedavisi yapılmalıdır. Bu kapsamda, tüm erkeklerde ve menopoz sonrası kadınlarda, demir eksikliği tespit edilmişsek mide-barsak sistemini olası bir kanser açısından tararız.</p>
<p>Diyet Alışkanlıkları Düzenlenmelidir</p>
<p>Demir eksikliğinin tedavisi, koruyucu sağlık hizmetleri ile başlar. Bu kapsamda ülkemizde, bebeklik döneminden itibaren destekleyici olarak demir tedavileri uygulanmakta ve ayrıca tüm gebeler, hemoglobin ve serum demir değerleri ölçülerek takip edilmektedir. Demir eksikliğinin önlenmesi için diyet alışkanlıkları düzenlenmelidir. Bu kapsamda kırmızı et, karaciğer gibi demirden zengin besinler alınmalı, demir emilimini arttıran C vitamininden zengin sebze ve meyve tüketimi arttırılmalıdır. Ayrıca demir emilimini azaltacağı için çay ve kahve tüketimi kısıtlanmalıdır.</p>
<p>Demir İlacı ile Beraber Çay ve Kahve İçilmemelidir</p>
<p>Demir eksikliği tedavisinde amacımız hem hemoglobin ve kırmızı kan hücre sayılarını normale getirmek hem de demir depolarını doldurmaktır. Demir ilacı, aç karına veya öğün aralarında alınmalıdır ve beraberinde demir emilimini bozacak kalsiyum içeren ilaçlar, süt ürünleri, çay, kahve gibi içeceklerin kullanımından kaçınılmalıdır. Ama maalesef ağızdan alınan demir ilacı; bulantı, kabızlık, ishal, kusma, ağızda metalik tat, dışkı renginin koyulaşması gibi birtakım yan etkilere neden olmakta ve zaman zaman kişinin tedaviyi kesmesi ile sonuçlanabilmektedir. Bu durumda başka tedavi seçeneklerimizin de olduğunu, kişinin kendi başına tedaviyi kesmek yerine bu sorunları doktoruyla tartışmasını ve alternatif tedavi yöntemlerini kullanmasını öneriyoruz.</p>The post <a href="https://trabzonhaber.info/hayat-kalitenizi-bozan-neden-kansizlik-olmasin/">Hayat Kalitenizi Bozan Neden Kansızlık Olmasın</a> first appeared on <a href="https://trabzonhaber.info">TRABZON HABER - Haberin Doğru Adresi</a>.]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Boğaz Ağrısına Karşı 12 Etkili Öneri</title>
		<link>https://trabzonhaber.info/bogaz-agrisina-karsi-12-etkili-oneri/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[TH]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 04 Oct 2022 19:04:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[sonbeşhaber]]></category>
		<category><![CDATA[Sondakikahaber]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://trabzonhaber.info/?p=10203</guid>

					<description><![CDATA[<p>thi &#8211; Boğazda kaşınma, yanma, batma, gıcıklanma, yabancı cisim hissi… Besinleri yutmakta güçlük çekmek… Boğaz ağrısı, pek çok hastalığın en yaygın görülen ve ilk hissedilen belirtilerinden birini oluşturuyor. İyi veya kötü huylu kitlelerden yutma bozukluklarına sigaradan uyku apnesine reflüden bademcik iltihabına kadar pek çok etken sorumlu oluyor boğaz ağrısından. Acıbadem Üniversitesi Atakent Hastanesi Kulak Burun [&#8230;]</p>
The post <a href="https://trabzonhaber.info/bogaz-agrisina-karsi-12-etkili-oneri/">Boğaz Ağrısına Karşı 12 Etkili Öneri</a> first appeared on <a href="https://trabzonhaber.info">TRABZON HABER - Haberin Doğru Adresi</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="https://trabzonhaber.info/wp-content/uploads/2022/10/Bogaz-Agrisina-Karsi-12-Etkili-Oneri.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignleft size-medium wp-image-10204" src="https://trabzonhaber.info/wp-content/uploads/2022/10/Bogaz-Agrisina-Karsi-12-Etkili-Oneri-265x300.jpg" alt="" width="265" height="300" srcset="https://trabzonhaber.info/wp-content/uploads/2022/10/Bogaz-Agrisina-Karsi-12-Etkili-Oneri-265x300.jpg 265w, https://trabzonhaber.info/wp-content/uploads/2022/10/Bogaz-Agrisina-Karsi-12-Etkili-Oneri.jpg 441w" sizes="auto, (max-width: 265px) 100vw, 265px" /></a>thi &#8211; Boğazda kaşınma, yanma, batma, gıcıklanma, yabancı cisim hissi… Besinleri yutmakta güçlük çekmek… Boğaz ağrısı, pek çok hastalığın en yaygın görülen ve ilk hissedilen belirtilerinden birini oluşturuyor. İyi veya kötü huylu kitlelerden yutma bozukluklarına sigaradan uyku apnesine reflüden bademcik iltihabına kadar pek çok etken sorumlu oluyor boğaz ağrısından. <strong>Acıbadem Üniversitesi Atakent Hastanesi Kulak Burun ve Boğaz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Ayşe Pelin Yiğider</strong>, son dönemlerde enfeksiyona bağlı boğaz ağrılarının en sık Covid-19 nedeniyle geliştiğine dikkat çekerek, “Covid maruziyetinin erken döneminde PCR testleri negatif gelebilse de, viral yüke bağlı olarak semptomlar şiddetlendikçe testin pozitif çıkma olasılığı da artıyor. Bu nedenle şüpheli kişi veya ortam maruziyeti olan kişilerin kendilerini izole etmeleri ve kalabalık ortamlarda maske takmaları çok önemli” diyor.</p>
<p>Doç. Dr. Ayşe Pelin Yiğider, boğaz ağrısında mutlaka hekime başvurmak gerektiğine de işaret ederek, “Boğaz ağrısında tedavi altta yatan nedene göre belirleniyor. Dolayısıyla hekime danışılmadan çeşitli yöntemlerle boğaz ağrısını gidermeye çalışmak solunum sıkıntısı, konuşma ve yutma güçlüğü gibi yaşam kalitesini düşürebilen sorunlara neden olabiliyor. Ayrıca süreç uzadıkça altta yatan hastalık şiddetlenebiliyor, bunun sonucunda da tedavi süresi uzayabiliyor” diyor. Peki hangi yöntemler üst solunum yolu enfeksiyon nedeniyle gelişen boğaz ağrısına karşı etkili olabiliyor? <strong>Acıbadem Üniversitesi Atakent Hastanesi Kulak Burun ve Boğaz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Ayşe Pelin Yiğider, </strong>boğaz ağrısını dindirmek için neler yapmanız, nelerden kaçınmanız gerektiğini anlattı; önemli öneriler ve uyarılarda bulundu.</p>
<p><strong>Sirkeli boğaz gargarası yapmayın!</strong></p>
<p>Sirkeli gargara, boğaz ağrılarında sıkça başvurulan yöntemlerden biri. Ancak sirke gibi güçlü asidik kimyasallar mukozal yangıyı arttırabiliyor. Bu nedenle sirkeyle boğaz gargarası yapmak, özellikle reflü zemininde gelişen boğaz ağrılarında durumu ağırlaştırabiliyor.</p>
<p><strong>Asitli ve aşırı sıcak gıdalar tüketmeyin</strong></p>
<p>Sıcak ve baharatlı gıdalar boğazda antisepsi amacıyla tercih edilmekle birlikte, terlemeyi tetikledikleri için yükselme eğiliminde olan ateşi önleyebiliyorlar. Ancak aşırı sıcak ve yoğun baharatların kendileri de mukozada yangıyı artırabiliyor. Dolayısıyla şifa sağlayacağı düşüncesiyle aşırı sıcak ve baharatlı gıdalar tüketmek durumu düzeltmek bir yana süreci uzatabiliyor, hatta kötüleştirebiliyor.<strong> </strong></p>
<p><strong>Gece yanınızda su bulundurun</strong></p>
<p>Gün içinde yudum yudum su içmemiz boğaz ağrısında hem rahatlatıcı etki sağlıyor hem lokal mikrop yükünü yutarak uzaklaştırmamıza katkıda bulunuyor. Boğazda etkin olan pek çok mikrop mide asidine dayanamıyor ve vücut kendi içinde mikrobu ortadan kaldırıyor. Gıcık tarzı öksürük uyku kalitesini de bozabiliyor. Dolayısıyla gece yanınızda bir miktar ılık su bulundurmanız ve gıcıklanma hissi geldiğinde suyu yudumlayarak içmeniz boğazınızı rahatlatacaktır.</p>
<p><strong>Tuzlu boğaz gargarası yapın</strong></p>
<p>Boğazınızdaki viral yükü azaltmak amacıyla tuzlu veya karbonatlı suyla sık boğaz gargarası yapmanızda fayda var. Bir su bardağı su, bir tatlı kaşığı tuz veya bir çay kaşığı karbonatla hazırlayacağınız çözeltiyi gün içerisinde kullanabilirsiniz. Doç. Dr. Ayşe Pelin Yiğider, gargara yaparken sıvıyı ağzınızda en az 20-30 saniye tutmaya özen göstermeniz gerektiğini belirterek, “Zira kısa süreli uygulamalarda yıkama yetersiz kalacağından mikrop yükü gerektiği gibi azalmayacaktır.” diyor.</p>
<p><strong>Çinko ve C vitamininden zengin beslenin</strong></p>
<p>Çinko ve C vitamini hem lokal hem sistemik bağışıklığın doğru çalışmasında etkin rol oynuyor. Bu nedenle badem, yer fıstığı, beyaz et ve kabak çekirdeği gibi çinko ile portakal, mandalina, brokoli, kırmızı biber ve maydanoz gibi c vitamininden zengin besinleri düzenli tüketmeyi alışkanlık edinin. Çinko ve C vitamini eksikliğiniz varsa doktor kontrolünde takviye almanız da fayda sağlayacaktır.</p>
<p><strong>Ortamı iyi havalandırın</strong></p>
<p>İç mekanlarda havada yeterli nem olmaması boğazda kuruluğa ve bunun sonucunda da boğaz ağrısının şiddetlenmesine yol açabiliyor. Dolayısıyla ortamı iyi havalandırmaya ve nemlendirmeye özen gösterin. Odanızı ideal hava sıcaklığı olan 21-23 derecede tutmanızda fayda var. Nemlendirme cihazlarını rutinde önermediklerine işaret eden Doç. Dr. Ayşe Pelin Yiğider, “Oda içerisinde kontrolsüz nem cihazı kullanılması mantar hiflerinde artmaya neden olabiliyor ki bu durum da ek solunum problemleriyle sonuçlanabiliyor. Oda nem oranı yüzde 20’nin altındaysa geniş ağızlı bir kabın içerisinde su koyarak dengeli bir hava sağlayabilirsiniz” diyor.</p>
<p><strong>Bitkisel çaylara dikkat!</strong></p>
<p>Bitki çayları lokal ağrı kesici etkilerinin yanı sıra sistemik olarak terlemeyi destekliyorlar ve bu sayede ateş kontrolüne de katkı sağlıyorlar. Karanfil ve tarçın eklenmiş ıhlamur çayları bu anlamda yan etki profili en düşük destekleyici çay içeriği arasında yer alıyor. Ancak bu tür çayları çok sıcak ve şekerli tüketmemeye özen gösterin.<strong> </strong></p>
<p><strong>Balın gücünden faydalanın, ancak…</strong></p>
<p>Bal içeriğindeki zengin aminoasitler ve probiyotikler sayesinde bağışıklığa katkı sağlamakla birlikte, hasarlı mukoza yüzeyini kaplamasıyla da semptomlarda geçici rahatlama sağlıyor. Diyabet riskiniz yoksa, günde 3-5 yemek kaşığı (1 yemek kaşığı 21 gram veya 64 kcal) balı 2-3 porsiyona bölerek tüketebilirsiniz. Doç. Dr. Ayşe Pelin Yiğider, “Ancak bal oldukça kıymetli bir ürün olsa da özellikle diyabet hastalarının çok dikkatli tüketmeleri gerekiyor, aksi halde kan şekerinin ani dalgalanmaları bağışıklık üzerinde olumsuz etkiler oluşturabiliyor.” uyarısında bulunuyor.</p>
<p><strong>Sarımsak ve soğan tüketin</strong></p>
<p>Doğal antimikrobik özellikleri nedeniyle sarımsak ve soğan boğaz ağrısını hafifletebiliyor. Dolayısıyla bu besinleri salatalarınız ile yemeklerinizde kullanmaya özen gösterin.</p>
<p><strong>Uçucu yağlar etkili olsalar da…</strong></p>
<p>Okaliptus, tıbbi nane, karanfil ve paçuli gibi uçucu yağların burun mukozasını açıcı etkilerinden ve antiseptik özelliklerinden buhar veya buhurdanlık yoluyla faydalanabilirsiniz. Kulak Burun ve Boğaz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Ayşe Pelin Yiğider, “Ancak yüksek doz ve uzun süre maruziyetinde özellikle ses teli ile gırtlak mukozasında ekstra ödeme neden olabileceğini de unutmayın” uyarısında bulunuyor.</p>
<p><strong>Zencefil ile adaçayına dikkat!</strong></p>
<p>Zencefil ve adaçayı şifalı bitkiler olmalarına karşın, boğaz ağrılarında yaygın tüketilen pastilleri, içerdikleri yüksek östrojen nedeniyle özellikle hamilelerde ve hormona duyarlı kanser öyküsü olan kişilerde tercih edilmemesi gereken takviyelerden. Zira kontrolsüz ve uzun süreli tüketimleri östrojene duyarlı tümör hücrelerinin bu hormonlar tarafından beslenmelerine neden olabiliyor.</p>
<p><strong>Doktorunuz önermediyse, asla!</strong></p>
<p>Boğaz ağrısında doktorunuz önermediyse vitamin takviyelerini asla kullanmayın. Kulak Burun ve Boğaz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Ayşe Pelin Yiğider, “Son yıllarda sık kullanılan D vitaminin kontrolsüz kullanımı kan kalsiyum seviyelerini yükseltebiliyor. Bu durum idrar yollarında taş gelişmesi riskini artırabiliyor.” diyor.</p>The post <a href="https://trabzonhaber.info/bogaz-agrisina-karsi-12-etkili-oneri/">Boğaz Ağrısına Karşı 12 Etkili Öneri</a> first appeared on <a href="https://trabzonhaber.info">TRABZON HABER - Haberin Doğru Adresi</a>.]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
