1

Türk Dilinin Tarihî Dönüm Noktaları

thi – KTÜ’de “Türk Dilinin Tarihî Dönüm Noktaları” konulu konferans düzenlendi

Türkçenin tarihi anlatıldı

KTÜ Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü tarafından Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Akar’ın konuşmacı olarak katıldığı “Türk Dilinin Tarihî Dönüm Noktaları” konulu konferans düzenlendi. Konferansın açılış konuşmasını KTÜ Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü Başkanı Prof. Dr. A. Mevhibe Coşar gerçekleştirdi. Öğretim üyeleri ve öğrencilerin katıldığı konferansta Prof. Dr. Akar Türk dilinin tarih sürecinde geçirdiği evreleri anlattı.

Türklerin kullandığı yazı sistemlerini kültür farklılıkları açısından anlatan Akar Türk dil birliği için çalışmalar yapılması gerektiğini belirtti. 2017 yılının Türk Dili Yılı olarak belirlenmesinin önemine de dikkat çeken Akar bu fırsatın iyi değerlendirilerek Türk dili konusunda farkındalık uyandırılması gerektiğini ifade etti. Türkçenin bugün dünyada 250 milyonun üzerinde insan tarafından anadil olduğunu kaydeden Akar, konuşmasında Türkiye’deki Türkçeyi yalınlaştırma çalışmalarına da değindi. Konferansın sonunda katılımcıların sorularını yanıtlayan Akar Türk Dili Tarihi kitabını imzalayarak KTÜ’lü öğrencilerle bir süre sohbet etti.

Akar’a KTÜ Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü Başkanı Prof. Dr. A. Mevhibe Coşar tarafından plaket takdim edildi. Akar’la ayrıca öğretim üyeleri, lisans ve lisansüstü öğrenciler anı fotoğrafı çektirdi.




Trabzon Kitap Fuarı’na ilgi yoğun

thi – Trabzon Büyükşehir Belediyesi tarafından bu yıl 4’sü düzenlenen Trabzon Kitap Fuarı kitapseverler tarafından yoğun ilgi görüyor. Hamamizade İhsan Bey Kültür Merkezi’nde yapılan ve kapılarını dün kitapseverlere açan fuar, 7 Mayıs tarihe kadar açık kalacak. Karadeniz’in en büyük kitap fuarına 90 yazar ve 90 yayınevi katılırken, fuarda yapılan söyleşi ve imza programları ile yazarlar ile okuyucular bir araya geliyor.

10 gün sürecek fuarda çocuk edebiyatı, tarih, dini ilimler, kişisel gelişim, eğitim alanlarında Türkiye’nin tanıdığı birçok yazar katılıyor. İndirimlerin de olduğu fuara Büyükşehir Belediyesinin otobüsleri ile öğrenciler ücretsiz olarak okullardan taşınıyor.

Kitap fuarının açılış töreninin ardından başlayan programlarda Trabzonspor’un unutulmaz gölcülerinden Şota Arveladze söyleşi programı ile kitapseverler ile buluştu. Esma Ala Türkmen, Garip Ayata, Esin Üçüncüoğlu ve Abdullah Gülay düzenlenen imza programları ile okuyucuları ile buluşurken, Prof. Dr. Yaşar Özbay, ‘Pozitif Genç ve Yaşam’ konulu konferans, tarihçi yazar İbrahim Hakkı Gündoğdu, ‘Tarih Boyunca Milletlerin Ağırlığı’ konulu konferans ve imza günü ile kitapseverlerle birlikte oldu.




AHİLİK PANELİ KTÜ’DE YAPILDI

thi – Gümrük ve Ticaret Bakanlığı ile Esnaf ve Sanatkârlar Genel Müdürlüğü tarafından KTÜ Osman Turan Kongre ve Kültür Merkezi’nde Ahilik Paneli düzenlendi.

Panele Trabzon Valisi Yücel Yavuz, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı İsmail Yücel, Esnaf ve Sanatkârlar Genel Müdürü Necmettin Erkan, KTÜ Rektörü Prof. Dr. Süleyman Baykal, Trabzon Ticaret Borsası (TTB) Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Eyyüp Ergan, TTSO Başkanı M.Suat Hacısalihoğlu, TESOB Başkanı Metin Kara, Trabzonspor Başkanı Muharrem Usta, Esnaf ve Sanatkârlar Genel Müdürlüğü Ahilik ve Şura Daire Başkanı Çağatay Yasin Karaboğa, il müdürleri, esnaf ve sanatkâr odaları başkan ve yöneticileri ile öğrenciler katıldı.

Panelin açılışında konuşan Trabzon Valisi Yücel Yavuz, “İşini sağlam, düzgün yapan, zamanını iyi kullanan, vaktinde nerede ne yapması gerektiğini iyi bilen ve kendisine tevdi edilen imkânları iyi kullanan insanlar, yani işini severek yapan kişiler, ahilik kültürünü bizzat ve fiilen yaşayanlardır” diye konuştu.

Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı İsmail Yücel de, Ahiliğin temelinin yardımlaşmaya, birlik ve beraberliğe, karşılıklı saygı ve sevgiye dayandığını belirterek, Ahiliğin kaliteli mal ve hizmet üretmek, haksız ticari uygulamaların engellenmesi anlamlarını taşıdığını söyledi.

Yücel, bakanlık olarak bir medeniyet projesi kabul ettikleri ahilik kültürünü tanıtmayı ve yaşatmayı, ahilik değerlerini insanlığın temel değerlerinden birisi olarak gelecek nesillere aktarmayı temel hedef kabul ettiklerinin de altını çizdi:

Ahi Evran Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr.Ahmet Gökbel’in moderatörlüğünde düzenlenen panelde, KTÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Hikmet Öksüz ile Gazi Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Yazıcı da sunum gerçekleştirdi. Etkinliğin son bölümünde Trabzonspor Başkanı Muharrem Usta, gençlerle hayat tecrübelerini paylaştı.

Panel öncesinde düzenlenen yemekte ise Trabzon Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Eyyüp Ergan, TTSO Başkanı M. Suat Hacısalihoğlu, TESOB Başkanı Metin Kara, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı İsmail Yücel, Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Genel Müdürü Necmettin Erkan ile Daire Başkanı Çağatay Yasin Karaboğa’ya Trabzon işi telkâriden yapılan hediyeler verildi.




Devlet Dili Türkçe’nin 740. Yılı

thi – Akçaabat Belediyesi Kültür ve Sosyal İşleri Müdürlüğünce “ Anadolu’da Devlet Dili Oluşunun740. Yılında Türkçe” konulu bir konferans düzenlendi.

Erol Günaydın Kültür ve Sanat Merkezi’nde düzenlenen Programa Akçaabat Belediye Başkan Yardımcısı Cevat Birinci, KTÜ Edebiyat Fakültesi Başkanı Asiye Mevhibe Coşar, Yardımcı Doç Dr. .Mehmet Akpınar, Prof. Dr. Kemal Üçüncü, Milli Eğitim Şube Müdürü Hüseyin Demirci ve Kültür ve Sosyal İşler Müdürü Turhan Bektaşoğlu katıldı.

Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Prof. Dr. Ali Akar’ın konuşmacı olduğu programda Türkçe’nin Anadolu’da yazı ve devlet dili olmadan önceki tarihi süreçlerin nasıl geliştiği, Osmanlı Devleti’nin Türkçe’yi resmi dil ilan etmesi, Türkçe’nin sadeleşme evreleri, günümüz Türkçesinin en büyük sorunları, özensiz ve düzensiz dil kullanımı, okuma ve kitap kültürünün zayıflaması, internet ve sosyal medya yoluyla yaygınlaşan görsel kültür ve yazılı kültürün yerini sözlü imge kültürüne bırakması gibi konular hakkında bilgi paylaşımında bulunuldu.

Öğrencilerin de yoğun katılım sağladığı konferans, Türkçenin tarihi süreçlerini öğrenmek, dilimizi geliştirmek ve dilimize sahip çıkmak adına oldukça faydalı oldu.

Program sonunda konuyla ilgili görüşlerini dile getiren Akçaabat belediye Başkan Yardımcısı Cevat Birinci, “ Çok değerli hocamıza Türkçe konusunda bizi derinlemesine bilgilendirdiği ve bilinçlendirdiği için çok teşekkür ediyorum Ayrıca öğrencilerin de bu konferansa sorularıyla katılım göstermesi hem Türkçeye verilen önemi ve değeri hem de yeni nesillerin Türkçe’ye gerektiği gibi sahip çıkacağına işaret ediyor. Bu da bizi oldukça mutlu ediyor.” dedi.

Program, katılım gösteren misafirlerin sorularının cevaplanması ve plaket takdimi ile sona erdi.




AHİLİK PANELİ KTÜ’DE YAPILDI

thi – Gümrük ve Ticaret Bakanlığı ile Esnaf ve Sanatkârlar Genel Müdürlüğü tarafından KTÜ Osman Turan Kongre ve Kültür Merkezi’nde Ahilik Paneli düzenlendi.

Panele Trabzon Valisi Yücel Yavuz, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı İsmail Yücel, Esnaf ve Sanatkârlar Genel Müdürü Necmettin Erkan, KTÜ Rektörü Prof. Dr. Süleyman Baykal, Trabzon Ticaret Borsası (TTB) Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Eyyüp Ergan, TTSO Başkanı M.Suat Hacısalihoğlu, TESOB Başkanı Metin Kara, Trabzonspor Başkanı Muharrem Usta, Esnaf ve Sanatkârlar Genel Müdürlüğü Ahilik ve Şura Daire Başkanı Çağatay Yasin Karaboğa, il müdürleri, esnaf ve sanatkâr odaları başkan ve yöneticileri ile öğrenciler katıldı.

Panelin açılışında konuşan Trabzon Valisi Yücel Yavuz, “İşini sağlam, düzgün yapan, zamanını iyi kullanan, vaktinde nerede ne yapması gerektiğini iyi bilen ve kendisine tevdi edilen imkânları iyi kullanan insanlar, yani işini severek yapan kişiler, ahilik kültürünü bizzat ve fiilen yaşayanlardır” diye konuştu.

Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı İsmail Yücel de, Ahiliğin temelinin yardımlaşmaya, birlik ve beraberliğe, karşılıklı saygı ve sevgiye dayandığını belirterek, Ahiliğin kaliteli mal ve hizmet üretmek, haksız ticari uygulamaların engellenmesi anlamlarını taşıdığını söyledi.

Yücel, bakanlık olarak bir medeniyet projesi kabul ettikleri ahilik kültürünü tanıtmayı ve yaşatmayı, ahilik değerlerini insanlığın temel değerlerinden birisi olarak gelecek nesillere aktarmayı temel hedef kabul ettiklerinin de altını çizdi:

Ahi Evran Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr.Ahmet Gökbel’in moderatörlüğünde düzenlenen panelde, KTÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Hikmet Öksüz ile Gazi Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Yazıcı da sunum gerçekleştirdi. Etkinliğin son bölümünde Trabzonspor Başkanı Muharrem Usta, gençlerle hayat tecrübelerini paylaştı.

Panel öncesinde düzenlenen yemekte ise Trabzon Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Eyyüp Ergan, TTSO Başkanı M. Suat Hacısalihoğlu, TESOB Başkanı Metin Kara, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı İsmail Yücel, Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Genel Müdürü Necmettin Erkan ile Daire Başkanı Çağatay Yasin Karaboğa’ya Trabzon işi telkâriden yapılan hediyeler verildi.




Genç, Mardinli çocuklarla buluştu

thi – Ortahisar Belediye Başkanı Av. Ahmet Metin Genç, Mardin’in Derik ilçesinin şehit kaymakamı Muhammet Fatih Safitürk’ün hayalini gerçekleştirmek için Trabzon’a davet edilen Mardinli çocuklarla kahvaltıda bir araya geldi.  Şehit Kaymakam Muhammet Fatih Safitürk’ün hayali olan Mardinli çocuklara Trabzonspor  maçı izlettirmek için Ortahisar Belediyesi, Trabzon Büyükşehir Belediyesi, Trabzon Artvinliler Derneği ve Kızıltepe Trabzonsporlular Derneği’nin işbirliği ile davet edilen çocuklar üç gün boyunca Trabzon’un tarihi, turistik mekanlarını gezecek ve Trabzonspor- Gençlerbirliği maçını izleyecek. Mardinli çocuklara hitap eden Başkan Genç, şehit kaymakam Muhammet Fatih Safitürk’ün hayalini gerçekleştirmekten son derece mutlu olduklarını belirterek, ” Mardin’imizin bütün ilçelerinden öğrencilerimizle beraberiz. Trabzon-Mardin kardeşliğini bir kez daha göstermiş olduk. Bu ülkemizin birlik ve beraberliğini bozmak isteyenlere, kardeşliğimize halel getirmek isteyenlere verilen en büyük cevaptır.” dedi.

ŞEHİT KAYMAKAMIN HAYALİ GERÇEKLEŞTİ

Başkan Genç, sözlerini şöyle sürdürdü: Şehit kaymakamımızın bir vasiyeti olarak bu projeyi icra etmekten de onur duyuyorum , büyük bir mutluluk duyuyorum. Bu vesileyle kaymakamımızı bir kez daha rahmetle, minnetle, şükranla anıyorum. Bu topraklar üzerindeki asil millete etnik kökeni ne olursa olsun, inancı meşrebi ne olursa olsun  Cenabı Allah bir ve beraber olmayı nasip etsin. Birlik ve beraberliğimizi bozmak isteyenlere müsaade etmeyeceğiz. Bu toprakları bağımsız vatan yapabilmek adına Çanakkale’ye Mardin’den ne kadar asker gitmişse Trabzon’dan da o kadar gitmiş. Diyarbakır’dan da gitmiş, Edirne’den de gitmiş. Dedelerimiz beraber mücadele edip bu toprakları bağımsız bir vatan olarak bize emanet etmiş. Bu emaneti ilelebet hep beraber muhafaza edeceğiz. Bu manada bu birlikteliğin çok güzel bir örnek olduğunu düşünüyorum. Biz de önümüzdeki günlerde heyet olarak Mardin’imize gideceğiz, orayı ziyaret edeceğiz. Buradan bir kez daha ifade etmek istiyorum. Mardin ülkemiz için bütün yönleriyle beraber en önemli şehirlerden bir tanesidir. Bu ülkenin medeniyetine kattığı anlamlar itibarıyla, inançların merkezi olması itibarıyla çok önemli örnek illerimizden bir tanesidir. O nedenle Trabzon-Mardin buluşması ve birlikteliği ayrı bir anlam ifade edecek. Ben inanıyorum ki; ilerde yönetici sıfatı olacak bu kardeşlerimiz bu birlikteliği devam ettirecekler. Ve inanıyorum ki; bu etkinlik ülkemizin birlik ve beraberliği adına çok önemli bir örnek olacak. Bu programda emeği geçen İçişleri Bakanımız Süleyman Soylu’ya Valimize, Vali yardımcımıza, Dernek başkanlarımıza çok teşekkür ediyorum.

Trabzon Artvinliler Derneği Başkanı Ahmet Külekçi ve Kızıltepe Trabzonsporlular Derneği Başkanı İbrahim Aydın etkinliğin düzenlenmesinden dolayı İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’ya, Ortahisar Belediye Başkanı Av. Ahmet Metin Genç’e, Büyükşehir Belediyesi’ne ve Trabzon Valiliğine teşekkür etti.




2016 yılının başarılı gazetecileri ödüllendirildi

thi – Trabzon Gazeteciler Cemiyeti tarafından düzenlenen 2016 Yılının Başarılı Gazetecileri yarışması ödül töreni gerçekleştirildi. TTSO Başkanı M. Suat Hacısalihoğlu, İnternet Haberi dalında Serkan Kılınç’a başarı ödülünü takdim etti. TTSO tarafından yılın başarılı gazetecilerine çeşitli hediyeler de verildi.

Hamamizade İhsanbey Kültür Merkezi’nde düzenlenen törene Trabzon Valisi Yücel Yavuz, Trabzon milletvekili Ayşe Sula Köseoğlu, Büyükşehir Belediye Başkanı Orhan Fevzi Gümrükçüoğlu, TTSO Başkanı M. Suat Hacısalihoğlu, protokol üyeleri, gazeteciler ve aileleri katıldı.

Protokol üyeleri tarafından başarılı gazetecilere ödülleri takdim edildi. TTSO Başkanı M. Suat Hacısalihoğlu, İnternet Haberi dalında başarılı ödülünü kazanan Serkan Kılınç’a ödül ve hediyelerini verdi.




Mesleki Yeterlilik Belgesi için bölgede tek adres TTSO iştiraki ABİGEM

thi – Trabzon Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı M. Suat Hacısalihoğlu, Mesleki Yeterlilik Belgesi alınması için bölgedeki tek adresin TTSO iştiraki ABİGEM olduğunun altını çizerek, “Üyelerimizin ABİGEM’le iletişime geçerek çalışanlarının Mesleki Yeterlilik Belgesi’ni bir an önce alması gerekmektedir. Belgesiz işçi çalıştırmanın cezası kişi başına aylık 500 liradır” dedi.

İNŞAAT VE MAKİNE ALANINDA SINAVLAR YAPILDI

TOBB-MEYBEM Mesleki Yeterlilik ve Belgelendirme Merkezleri A.Ş. ile Trabzon Ticaret ve Sanayi Odası’nın iştiraki olan ABİGEM’in (Avrupa Birliği İş Geliştirme Merkezi) işbirliğiyle düzenlenen sınavlar 20-23 Nisan tarihleri arasında yapıldı. İnşaat ve makine alanında toplam 209 kişiye yönelik uygulamalı ve teorik mesleki yeterlilik sınavları, Of Çaysan ve Kantekin Grup İnşaat’ta gerçekleştirildi.

BELGE SAYISI 15 BİNİ AŞTI

Türkiye genelinde 15 bin kişiyi aşan ustaya mesleki yeterlilik sınavı hizmeti verildiğini ve talebin her geçen gün arttığını belirten TOBB – MEYBEM yetkilisi Nihan Ökmen, Mesleki Yeterlilik Belgesi sınavına gireceklerin sınav ücretlerinin tamamını geri alabildikleri devlet teşvikinin şu an için devam ettiğini söyledi. Ökmen, tehlikeli ve çok tehlikeli işlerde çalışan kişilerin bu belgeyi bir an önce almaları gerektiğini de vurguladı.

HACISALİHOĞLU UYARDI

TTSO Başkanı M. Suat Hacısalihoğlu ise, bölgede Mesleki Yeterlilik Belgesi ile ilgili mağduriyetlerin giderilmesi ve bir daha yaşanmaması için ABİGEM’in, oda ve borsaların bölgede tek nokta olduğunu söyledi. Üyelerinin ABİGEM’le iletişime geçerek çalışanlarına Mesleki Yeterlilik Belgesini bir an önce aldırmaları gerektiğini vurgulayan Hacısalihoğlu, “Çalışanı Mesleki Yeterlilik Belgesi alan işveren, 12 ay boyunca SGK sigorta işveren payını ödemiyor. Belgesi olan birini işe alırsa 4,5 yıla varan sürelerde sigorta işveren payını ödemiyor. Belgesiz işçi çalıştırmanın cezası çalışan başına aylık 500 lira” diye konuştu.

SINAV ÜCRETLERİ İŞSİZLİK FONUNDAN KARŞILANIYOR

Tehlikeli işler için uygulanan sistem, işveren ve çalışanlara herhangi bir maddi yük getirmiyor. Sınavlarda başarılı olan kişilerin 31/12/2017 tarihine kadar belge masrafı ile sınav ücretinin tamamı İŞKUR’un İşsizlik Sigortası Fonu’ndan karşılanacak. 1/1/2018 tarihinden 31/12/2019 tarihine kadar ise belge masrafı ile sınav ücretinin yarısı İşsizlik Sigortası Fonundan temin edilecek.

SİSTEM İŞVERENLERE ÖNEMLİ AVANTAJLAR SAĞLIYOR

Mesleki Yeterlilik Sınavları’na katılan adaylar iş kazaları konusunda bilinçlenerek, meslek hakkında bilgilerini geliştiriyor. Böylece işverenler, bilinçli ustalarla çalışarak, önemli rekabet avantajı elde ediyor. Bunun yanında firmalar, 5544 sayılı kanun ile zorunlu hale getirilen mesleklerde çalışan ustalarına, hiçbir mali yük altına girmeden mesleki yeterlilik belgesi aldırıyor. Ayrıca, Mesleki Yeterlilik Belgesi sahibi ustaları çalıştıran işverenler; yeni işe alınanlar için 54 aya varan sürelerle, mevcut çalışanlar için ise 12 ay boyunca SGK Sigorta Primi İşveren Hissesi ödemiyor.

Mesleki Yeterlilik Belgesi alınması için başvuruların TTSO iştiraki olan ve TTSO binasında hizmet veren ABİGEM’e yapılması gerektiği de vurgulandı.




Saç dökülmesine karşı 2 etkili çözüm

thi – Mevsim geçişlerinde özellikle bayanların en fazla muzdarip olduğu konuların başında saç dökülmesi sorunu yer alıyor. Farklı tedavi seçenekleriyle saç dökülmesi sorununun önüne geçebilirsiniz.

Sağlıklı, dolgun ve canlı saçlar herkesin sahip olmayı arzuladığı ve özellikle yüz güzelliğine katkı sağlayan bir durumdur. Güzel saçlar insanın her zaman sosyal hayatı içerisinde iyi hissetmesine sebep olurken özellikle mevsim geçişlerindeki saç dökülmesi ve beraberinde deri yüzeyinde açık alanların oluşması, estetik dışı görüntüsüyle bu durumu tersine çeviriyor. Makul oranlarda saç dökülmesi son derece normaldir. Hatta saçlar bazı dönemlerde büyür, bazı dönemlerde ise, dinlenme ve dökülme evresi geçirir. Dökülme evresi ise genellikle bağışıklık sisteminin zayıfladığı mevsim geçişlerine denk gelir. Yazdan sonbahara geçişte bu dönemlerden birisi. Bu dönemde aşırı saç dökülmesi yaşanabiliyor. Saç kökleri dinlenme evresini bir anda bırakarak ya da büyüme evresinden dinlenme evresine geçmeden dökülmeye başlayabiliyor. Bunun altında yatan en önemli sorun, saç köklerinin yeteri kadar beslenememesidir” açıklamasında bulunan Estetik Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Bülent Cihantimur, saç dökülmesinin önüne geçmek için 2 farklı tedavi seçeneğini anlattı.

Bu yöntem saç dökülmesini önlemekte son derece etkili

Op. Dr. Bülent Cihantimur, 2 senelik bir çalışma ürünü olan Organik Saç enjeksiyonunun mevsim geçişleri başta olmak üzere, başka sebepler yüzünden dökülen saçlarda son derece etkili sonuçlar verdiğini söylüyor.“ Herhangi bir sağlık sorunu olmadığı halde, saçlarının avuç avuç döküldüğünü söyleyen hastalarımız oluyor. Bu hastalarımıza Organik Saç enjeksiyonu yaparak, dökülmesinin durmasına ve yeni saçların çıkmasına yardımcı oluyoruz. Yeni çıkan ve mevcut saçlar da bu enjeksiyon sayesinde son derece parlak, gür ve sağlıklı oluyorlar” diyen Op. Dr. Bülent Cihantimur, Organik Saç Enjeksiyonun ayrıntılarına değindi: “ Organik Saç enjeksiyonu için, öncelikle hastamızın bedeninden bir miktar yağ alıyoruz. Bu yağ kök hücreden zengin hale getiriliyor ve sonrasında hastanın saçlı bölgesine enjekte ediyoruz. Kök hücre muazzam bir yapı ve elde edilebilecek en makul alan, hastanın bölgesel yağlanma yaşadığı yerdir. Saç dökülmesi sorunu yaşayan hastamızın, kendi kök hücresini, beslenemeyen, besinsiz kalmış ve saç dökülmesiyle sonuçlanan alana enjekte ettiğimizde, saçlarda canlanma ve tutarlı bir seyir izliyoruz”.

En eski uygulamalardan biri: Saç mezoterapisi

“Mezoterapi tarihi yaklaşık olarak 250 yıl öncesine dayanan ve “derinin alt kısmına enjekte etme” manasına gelen bir çeşit tedavi yöntemidir. Saç mezoterapisinde, saçlı dokunun 2-3 mm hemen altına inerek, incecik uçlu iğneler vasıtasıyla, dokunun beslenmesini ve güçlenmesini sağlayacak vitamin, antioksidan ve hastaya özel farklı bileşimler içeren sıvı enjekte edilir. Saç mezoterapisi, yeni çıkan ve mevcut saçlarınızı beslediği gibi, mevcut saç dökülmelerine karşı da etkili bir yöntemdir ve güvenle uygulanabilir” diyen Cihantimur, her iki tedavinin de lokal anestezi altında, ağrısız bir şekilde yapıldığını belirtti.




23 Nisan, Milletimiz için dönüm noktasıdır

thi – Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Orhan Fevzi Gümrükçüoğlu yayınladığı 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı mesajında 23 Nisan 1920’nin Türk milleti için tarihi değer taşıyan bir dönüm noktasını ifade ettiğini söyledi.

“23 Nisan 1920, ülkemizi işgal etme teşebbüsleri karşısında, Türk milletinin egemenliğini eline aldığı, vatanına sahip çıktığı günü simgelemektedir. 23 Nisan, bir milletin bağımsızlık meşalesini alevlendiren önemli adımlardan birisi olmuştur” ifadelerini kullanan Başkan Gümrükçüoğlu Türkiye Büyük Millet Meclisinin kuruluşunun 97. yıldönümü ve 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla yayınladığı mesajında şu görüşlere yer verdi:

“23 Nisan, Türk milletinin yok olmadığı, işgallere, bölünmeye karşı bütün imkânlarını seferber ederek dünyaya varlığını kanıtladığı gün olarak tarihteki yerini almıştır. Bir millet ve devlet olarak yeniden tarih sahnesine çıkma yolunda önemli kararlar alan, en önemlisi de millet egemenliğini esas alarak kurulan Türkiye Büyük Millet Meclisimiz, 97’nci yaşına girmiştir. Gazi Mustafa Kemal Atatürk, bu günü tüm dünya çocuklarına armağan ederek, gelecek nesillere ne kadar değer verdiğini ve onlara ne kadar güvendiğini ortaya koymuştur. Geleceğimizin teminatı çocuklarımızın sağlıklı, eğitimli ve mutlu bireyler olarak hayata devam etmeleri en büyük arzumuz; özgür düşünceli, donanımlı ve yetenekli gençler olarak yetiştirilmeleri ortak hedefimizdir. Bu vesileyle 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı ile Türkiye Büyük Millet Meclisinin kuruluşunun 97’nci yıldönümünü en içten dileklerimle kutlar, çocuklarımıza aydınlık yarınlar diler, selam ve saygılar sunarım.”




Sporcunun branşı analizlerle belirlenmeli

thi – Üsküdar Üniversitesi, Türkiye Spor Yaralanmaları Artroskopi ve Diz Cerrahisi Derneği, Türkiye Spor Hekimleri Derneği ve Spor Hukuku Enstitüsü ortaklığında düzenlenen sempozyumda “spor yaralanmalarına dair her şey” konuşuldu. Sempozyumda vurgulamak istedikleri en önemli şeyin yeni tedavi yöntemleri olduğunu belirten Sempozyum Başkanı Doç. Dr. Defne Kaya, “Bir sporcu spora başlarken o branşa uygun olup olmadığı belirlenmeli. Sporcuların branş seçiminde antrenör tecrübeleri önemli ancak artık geride kaldı. Teknolojinin de yardımıyla bazı analizler yaparak kişiyi doğru spora yönlendirmemiz mümkün” dedi. Sempozyumun ilk gününe radyo programcısı ve spor yazarı Yetkin Etkin katılırken; milli basketbolcu Semih Erden de yarınki konuklar arasında yer alacak.

Üsküdar Üniversitesi Kuzey Yerleşke Nermin Tarhan Konferans Salonunda düzenlenen ‘Spor Yaralanmalarında Farklı Bakış Açılarıyla Güncel Tedavi ve Rehabilitasyon Yaklaşımları- II’ Sempozyumu programının açılış konuşmasını Üsküdar Üniversitesi Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölüm Başkanı Doç. Dr. Defne Kaya, Prof. Dr. Tahsin Beyzadeoğlu, Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Haydar Sur ve Üsküdar Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Zelka yaptı.

Doç. Dr. Defne Kaya: “Eski yöntemleri kenara bırakarak yeni gelişmeleri izlemek gerek”

Sempozyum Başkanı Doç.Dr. Defne Kaya, sempozyumda en çok vurgulamak istedikleri konunun yeni tedavi yöntemleri olduğunu belirterek “Günümüzde spor yaralanmaları sporcular ve takımlar için çok önemli bir bütçe. Bir oyuncunun sahadan birkaç hafta hatta birkaç gün bile ayrı kalması çok büyük bir maddi kayıp hem sporcu için hem takımlar için. O nedenle eski yöntemleri bir kenara bırakarak dünyada nasıl gelişmelerin olduğunu izlememiz lazım. Bu sempozyumun en göz alıcı kısmı bu, yeni değerlendirme ve tedavi yöntemleri. Bu sene en çok görülen yaralanmalar ve en çok problem görülen eklemleri ele aldık. Üç tane spor hekimimiz var, sporcu nasıl değerlendirilir, değerlendirmelerde en önemli şey nedir bunları tartışacağız. Sahalarda en çok görülen ani kalp durmaları yüzünden sporcular yaralanabiliyor, hatta ölümle sonuçlanan olaylar yaşanıyor. Onları tartışacağız” dedi.

Doç. Dr. Kaya: “Sporcunun branş seçiminde antrenör tecrübeleriyle seçim artık geride kaldı!”

Bir sporcunun o branşa uygun olup olmadığının bilinmediğini, sporcu yaralanmalarının da oluşmasında bunun da etkisi olduğunu ifade eden Doç.Dr. Defne Kaya, “Özellikle çocukluk çağlarında spora yönlendirilen çocuklarda branş seçimini antrenörlerin tecrübelerine bırakıyoruz. Bacaklarına bakarak koşabileceğini söylüyoruz oysa bundan geçeli çok oldu. Elbette antrenörlerin tecrübeleri ve bakış açıları çok değerli bize çok şey katıyor ama artık teknolojinin de yardımıyla bizim bazı analizler yaparak çocuğu doğru spora yönlendirmemiz lazım. Mesela heyecanlı bir maça çıkmaya kalbi çok uygun olmayabilir ama biz onu belki de futbolcu yapacağız. Çok yükselecek, kas-iskelet sistemi buna çok uygun olacak ama bir gün Allah korusun maçın ortasında kalp durmasıyla hayatını kaybedecek. Mesela Arda Turan için çok iyi bisikletçi olabileceğini söylüyorlar kalça pozisyonu nedeniyle ama o senelerdir kalça ağrısıyla futbol sahalarında. Sempozyumda benzer konuları tartışacağız” dedi.

Sporcu yaralanmalarında yeni tedavi yöntemi: Kök hücre

Spor yaralanmalarının tedavilerinde yenileyici tıp, kök hücre tedavilerine doğru gidildiğini belirten Doç.Dr. Defne Kaya, “Ameliyat olmadan, biz dokuyu normal seyrinde iyileştirelim, fizik tedavi de o yönde gidiyor. Artık bilinen fizik tedavi yöntemleri de ortadan kalktı, bu sempozyumda işte o yeni yöntemleri vurgulayacağız” dedi.

Üsküdar Üniversitesi’nin yeni bir fizik tedavi merkezi kurduğunu belirten Doç.Dr. Defne Kaya, “Burada Sporcu Sağlığı Merkezimiz olacak. Bu nedenle biz kendimizi de yenilemek istedik, kendi bakış açımızla başka bakış açılarını bir araya getirmek istedik” dedi.

Prof.Dr. Tahsin Beyzadeoğlu: “Hekimler ve fizyoterapistler açısından yol gösterici olacak”

Sempozyum Başkanı Prof.Dr. Tahsin Beyzadeoğlu ise sporun her geçen gün hem yapan kişi sayısının artması hem de toplumun çok farklı spor dallarına ilgisinin arttığını belirterek sempozyumun hekimler ve fizyoterapistler için yol gösterici olacağını söyledi. Prof.Dr. Tahsin Beyzadeoğlu, şunları söyledi:

”Sporcu yaralanmaları hem profesyonel hem amatör sporcuların karşılaşabilecekleri bir olay. Dolayısıyla bu yaralanmaların tedavisinde farklı tıp disiplinleri ve branşları yardımcı olmaktadır. Bunların en başına da ortopedi ve travmatoloji uzmanları ve kas iskelet sistemiyle ilgilenenler gelmekte. Fizyoterapistler de gerek ameliyatsız tedavilerin yönlendirilmesinde gerek ameliyat sonrası rehabilitasyon aşamasında ortopedi ve travmatoloji uzmanlarının el ve ayağı olmaktadır. Bugün burada düzenleyeceğimiz sempozyumuzda hem hekimlerin hem fizyoterapistlerin bir arada olduğu, son derece yoğun katılımlı, 500 kişinin katılımıyla gerçekleşen, ilgi gören, bilimsel konuların seçildiği bunun yanında sosyal ve hukuki yönlerinin değerlendirileceği bir sempozyum olacak. Sempozyumun sağlık profesyonelleri tarafından takip edilmesi de çok önemli. İnsanımıza düzgün modern ve kaliteli sağlık hizmetinin sunulması açısından yararlı olacaktır”

Spor yaralanması nedeniyle liglerden çekilen eski bir voleybolcu olduğunu belirten Prof. Dr. Haydar Sur da bu alandaki yenilikler ve yeni tedavi yöntemleri sayesinde sporcuların spor hayatlarının kesintiye uğramayacağını, bu nedenle sempozyumun çok önemli olduğunu ifade etti.

Üsküdar Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof.Dr. Mehmet Zelka da Sağlık Bilimleri Fakültesi’nin Üsküdar Üniversitesi’nin amiral gemisi olduğunu belirterek araştırma ve geliştirme faaliyetine ağırlık verdiklerini, geçen yıl sadece 119 bilimsel etkinlik gerçekleştirdiklerini söyledi. Prof.Dr. Zelka, bilimsel alanda yapılan bu çalışmaların katma değerinin çok önemli olduğunu belirterek sempozyumun da verimli geçeceğine önemli sonuçlar getireceğine dikkat çekti.

Talus kemiği, hasarları ve tedavi yöntemleri konuşuldu

Açılış konuşmalarının ardından sempozyuma geçildi. “Basketbol Oturumu: Talus” başlıklı oturumda Doç. Dr. Mehmet Emin Erdil ve Doç.Dr. Zübeyir Sarı moderatörlük yaptı. Doç. Dr. Semih Ayanoğlu, Doç.Dr. Kaan Irgıt,  Doç.Dr. Mehmet Emin Erdil ve Uzman Fzt. Mesut Selami, Talus kıkırdak hasarlarına ilişkin sunumlarını yaptı.

Türkiye Spor Hekimleri Derneği Oturumunda ise “Spora Katılım Öncesi Sağlık Durum Değerlendirmesi” ele alındı. Prof. Dr. Ferda Dokuztuğ Üçsular ve Doç. Dr. Defne Kaya’nın moderatör olduğu oturumda Uzm. Dr. Şensu Dinçer, Uzm. Dr. Sertaç Yakal ve Uzm. Dr. Ömer Batın Gözübüyük “kas – iskelet sistemi, kardiyak değerlendirilmesi ve sporcu EKG’sı nasıl yorumlanmalı” konularına değindi.

Spor yazarı Yetkin Etkin de katıldı

Sempozyumun konukları arasında radyo programcısı ve spor yazarı Yetkin Etkin de yer aldı. “Yetkin Etkin İle Canlı Canlı Spor” başlıklı özel oturum gerçekleştirildi.

Sempozyumun bir diğer oturumu “Futbol Oturumu: Labrum” oldu. Prof.Dr. Mehmet Aşık ve Prof. Dr. İbrahim Tuncay’ın moderatör olduğu oturumda Op. Dr. Gökhan Polat, Prof. Dr. İbrahim Tuncay, Prof.Dr. Mehmet Aşık ve Öğr. Gör. Uz.Fzt. Çetin Sayaca  “kalça sıkışma sendromu ve labral yırtıklar” üzerinde durdu.

Sempozyuma katılan Prof. Dr. Gül Baltacı, “Spor Rehabilitasyonu Nereye Gidiyor?” başlıklı özel oturumda bir konuşma yaptı.

Süper Sporcu Olunur mu, Doğulur mu, Yapılır mı?

Sempozyumun ilginç başlıkları arasında yer alan “Süper Sporcu Olunur mu, Doğulur mu, Yapılır mı?”  başlıklı oturumda Üsküdar Üniversitesi’nden genetik uzmanı Doç. Dr. Korkut Ulucan, “Süper Sporcu Doğululur mu?” başlıklı konuşmasında genetik bakışı ele aldı.

Yrd. Doç.Dr. Aylin Büyükkaragöz, beslenme açısından Ecz. Ayşegül Birlik ise farmakolojik açıdan değerlendirmelerde bulundu.

Sempozyumun ilk günü “spor rehabilitasyonunda özel teknikler ve teknolojiler” başlıklı oturumla sona erdi. Üsküdar Üniversitesinden Yrd. Doç. Dr. Yıldız Erdoğanoğlu, “spor rehabilitasyonunda sanal ve artırılmış gerçeklik” başlıklı sunumuyla katıldı.

Sempozyumun ikinci gününde ise Üsküdar Üniversitesi’nden Prof. Dr. Sinan Canan, “Sporcu Beyni” başlıklı açılış konuşmasını yaptı. Sempozyumun ikinci gününe milli basketbolcu Semih Erden de katıldı. Sempozyumun son gününde spor ve hukuk konularına da değinildi.




GEBELİK DÖNEMİNDE TÜKETİLMESİ GEREKEN BESİNLER

thi – Pek çok anne adayı hamileliği boyunca bebeğine ve kendine daha iyi bakabilmek için en iyi şekilde beslenmeye çalışır. “Neler yemeliyim?, “Nelerden uzak durmalıyım?”,  “Bebeğime nasıl daha faydalı olurum?”  gibi soruların cevapları aranır. Aslında her zaman olduğu gibi gebelik döneminde de dengeli ve sağlıklı beslenme prensiplerine uymak gerektiğini söyleyen Liv Hospital Beslenme ve Diyet Uzmanı Şükran Yıldız gebelikte tüketilmesi gereken besinleri anlattı.

Yumurta: Anne ve bebeğinin ihtiyaç duyduğu kaliteli protein kaynağıdır ve yumurtadaki proteinin neredeyse tamamı vücutta kullanılabilir. Aynı zamanda 12’den fazla vitamin ve mineral içerir. Bebeğin beyin gelişimi için önemli olan kolin minerali ve folik asit bakımından zengindir ve bu öğeler nöral tüp defektini engellemeye yardımcı olur. Ayrıca beyin ve göz sağlığı için önemli olan omega-3 yağ asidi de içerir. Ancak yumurta az pişmiş veya çiğ tüketilmemelidir.

Tam tahıllı ekmek ve bulgur: Gebeler için tam tahıllı beslenmek sindirim ve sinir sistemi sağlığı için önemlidir. Çünkü B grubu vitaminler, E vitamini, selenyum açısından iyi bir kaynak olmasından dolayı yeterli vitamin-mineral alımı ve stres yönetiminde önemli rol oynar. Ayrıca yüksek miktarda lif içermesi sindirim sisteminin iyi çalışması ve kan şekerinin düzenlenmesi için gereklidir.

Çiğ Kuruyemişler (Ceviz, fındık, badem, fıstık): Bitkisel kaynaklı Omega-3, selenyum, çinko içeriğinden dolayı bebeğin beyin gelişimi için hamilelik döneminde önerdiğimiz bir besindir. Omega-3 de bulunan DHA (docosahexaenoic acid) sinir sistemi gelişimini sağlayan önemli bir yağ asididir. Gebelik döneminde yeterli alınan DHA,  çocuklarda iyi bir konsantrasyon, zeka gelişimi ve güçlü hafıza için iyi bir kaynak olup aynı zamanda tüketilen kuruyemişler önemli lif ve sağlıklı yağ kaynaklarıdır.

Yoğurt: Bebekler iskelet sisteminin gelişmesi için kalsiyuma ihtiyaç duyar ve bunu anneden alır. Eğer gebe anne yeterince kalsiyum almazsa kemiklerindeki kalsiyum depoları bebeğe geçer ve annede kalsiyum eksikliği ile beraber kemikler zayıflama ve diş çürükleri meydana gelebilir. Bu nedenle anne adaylarının yeterli kalsiyum alımı oldukça önemlidir ve bu gereksinimin çoğunu yoğurttan sağlayabilir. Yağ oranı azaltılmış yoğurtta daha fazla kalsiyum olduğu birçok çalışmada belirtilmiştir. Ayrıca protein bakımından zengin olan yoğurt, bağırsak florası için gerekli iyi bir probiyotik kaynağıdır.

Koyu yeşil yapraklı sebzeler: Vitamin A, C ve K kaynağı olması ve yüksek miktarda folik asit içeriğinden dolayı gebe annelerin mutlaka tüketmesi gereken besinlerdir. Bebeğin merkezi sinir sisteminin gelişmesi için iyi bir folik asit kaynağı olan bu sebzeler annenin yeterli posa ve demir alımını da destekler.

Yağsız kırmızı et: Gebelik döneminde vücudun demir ihtiyacı iki katına çıkıyor. Kırmız ette bulunan demir vücutta kolayca sindirilip, emilerek etkinliğini kolaylıkla gösterebiliyor. Böylelikle annede yorgunluk hissini azaltıyor ve demir eksikliğinin önüne geçiyor. İyi bir demir kaynağı olan kırmızı etin yağsız kısmını bu dönemde tüketmek gebe anne adayları için önemlidir. Kaliteli protein ve demir kaynağı olan etin tüketiminde en önemli kural ise eti kızartarak değil haşlama veya ızgara şeklinde tüketmek olacaktır.

Kurubaklagiller: Gebelerin beslenmesinde önemli miktarda lif ve protein içeren kurubaklagillere haftada 2-3 gün yer vermek sağlıklı olacaktır. Gebelik döneminde sindirim sistemi hormonlara ve fiziksel aktivite azlığından dolayı yavaşlayabiliyor. Bu nedenle kabızlık ve hemoroid gibi problemlerle karşılaşma riskini azaltmak bu besinleri yemek, çorba ve salatalarınızda bulundurabilirisiniz.

Somon balığı: Bebeğin göz ve beyin sağlığı için önemli olan Omega-3’ün en zengin kaynağıdır. Gebe annelerin ve onların bebekleri için hiçbir yan etkisi olmayan omega-3 yağ asitlerinin içindeki DHA, şüphesiz bebeklerin öğrenme kabiliyetini de oldukça etkilemektedir. İnsan beyninin yüzde 50 – 60’ının DHA’dan oluşması sebebiyle, anne rahmindeki bebeğin beyin gelişimi için annenin yeteri kadar DHA oranı yüksek balık alması da önemlidir. Diğer balık türlerine göre daha az ağır metal içerdiği için anne adayları güvenli bir şekilde haftada 1 kez tüketilebilir.

Kuru meyveler: Kuru meyveler, vücudu yüksek antioksidan potansiyeller ile öncelikle serbest radikallere karşı korur. Özellikle kurutulmuş armut gebelik dönemindeki mide bulantılarını geçirdiği için önerilir. Ayrıca hamilelik döneminde magnezyum eksikliğinden kaynaklanan krampların önlenmesinde ve kabızlık problemine karşı iyi bir besin gruplarıdır.

Su: Döllenme ile birlikte bebeğin gelişmesini sağlayacak çevrenin oluşabilmesi ve hücrelerin çoğalıp şekillenmesi için anne adayının su ve besin öğeleri gereksinimleri artar. Gebeliğin 26’ncı haftası sonunda bebeğin beden ağırlığının yaklaşık yüzde 90’ı sudan oluşmuştur. Bu durum, bebeğin gelişiminde suyun ne denli önemli olduğunu göstermektedir. Araştırma verilerine göre annenin içtiği su, amniyotik sıvıyı etkilemektedir. Bilimsel çalışmalarda annenin susuz kalmasının bebeğin de susuz kalmasına neden olduğu belirlenmiştir. Bebeğin yaşamını sürdürdüğü bu sıvıdaki yetersizlik akciğerlerin gelişimini olumsuz etkiler, hareket yeteneğini azaltır ve yapısal bozukluklara yol açar. Bu nedenle gebe annelerin günde 2-2,5 litre su tüketimi büyük bir önem taşır.




Doğu Karadeniz Bölgesi’nde İstatistiklerle Çocuk 2016

thi – TÜİK Trabzon Bölge Müdürlüğü’nün, TÜİK veritabanından derlediği bilgilere göre;

DOĞU KARADENİZ NÜFUSUNUN YÜZDE 23,9’UNU ÇOCUK NÜFUS OLUŞTURMAKTADIR
Doğu Karadeniz nüfusu 2016 yılı sonu itibariyle 2 milyon 645 bin 584 iken çocuk nüfus 632 bin 745 oldu. Birleşmiş Milletler tanımına göre “0-17” yaş grubunu içeren çocuk nüfus, 2016 yılında toplam nüfusun yüzde 23,9’unu oluşturdu.
2016 yılında Doğu Karadeniz’de çocuk nüfusunun yüzde 25,7’ sini “0-4” yaş grubu, yüzde 27,0’ sini “5-9”, yüzde 27,6’ sını “10-14” ve yüzde 19,6’ sını ise “15-17” yaş grubu çocuklar oluşturdu.

DOĞU KARADENİZ’DE ÇOCUK NÜFUS ORANININ EN YÜKSEK OLDUĞU İL YÜZDE 24,8 İLE ORDU’DUR
2016 yılında Doğu Karadeniz’de çocuk nüfus oranı en yüksek il yüzde 24,8 ile Ordu’dur. Bunu yüzde 24,7 ile Trabzon, yüzde 24,6 ile Gümüşhane, yüzde 23,8 ile Rize, yüzde 21,9 ile Giresun izledi. Çocuk nüfus oranı en düşük il ise yüzde 21,3 ile Artvin oldu.

DOĞU KARADENİZ’DE RESMÎ KIZ ÇOCUK EVLİLİKLERİ SAYISI 478’DİR

Doğu Karadeniz’de 2016 yılında gerçekleşen 16 623 evlenmeden 478’inde gelinin 16-17 yaş grubunda olduğu görüldü. Bu sayı Doğu Karadeniz Bölgesi’ndeki toplam evlenmelerin %2,9’unu oluşturmaktadır. Türkiye genelinde bu oran %4,6’dır. Çocuk yaşta evlenme sayıları bölge illeri düzeyinde incelendiğinde; Ordu’da gerçekleşen 4 bin 814 evlenmeden 235 ‘inde, Gümüşhane’de gerçekleşen 820 evlenmeden 40’ında, Giresun’da gerçekleşen 2 bin 622 evlenmeden 79’unda, Rize’de gerçekleşen 2 bin 82 evlenmeden 39’unda, Artvin’de gerçekleşen bin 5 evlenmeden 18’inde ve Trabzon’da gerçekleşen 5 bin 280 evlenmeden 67’sinde gelinin 16-17 yaş grubunda olduğu görüldü.

EĞİTİMİNİ İHMAL ETMESİ (DERSLERİNE ÇALIŞMAMASI) NEDENİYLE CEZA VERMEDE EN DÜŞÜK ORAN %56,5 İLE DOĞU KARADENİZ’DEDİR.

2016 yılında seçilmiş konularda çocuğa ceza verme nedenleri bakımından İstatistiki Bölge Birim Sınıflaması (İBBS) Düzey-1’e göre Doğu Karadeniz “Eğitimini ihmal etmesi (derslerine çalışmaması)” nedeniyle ceza vermede diğer bölgelerle karşılaştırıldığında %56,5 ile en düşük orana sahiptir. Türkiye genelinde tüm bölgelerde “Eğitimini ihmal etmesi (derslerine çalışmaması) nedeni” diğer ceza verme nedenleri ile karşılaştırıldığında en fazla ceza verme nedenidir.

DOĞU KARADENİZ’DE ERKEK ÇOCUĞUN ANNENİN İTİBARINI ARTTIRDIĞINI DÜŞÜNME ALGISI ORANI %43,7’DİR.

2016 yılında çocuk ile ilgili algılar İstatistiki Bölge Birim Sınıflaması Düzey-1’de çocukla ilgili algılara göre, Doğu Karadeniz diğer bölgelerle karşılaştırıldığında Erkek çocuğun annenin itibarını arttırdığını düşünme algısı bakımından %43,7 oranı ile Güneydoğu Anadolu ve Kuzeydoğu Anadolu’dan sonra 3. sırada yer almaktadır. Diğer yandan Doğu Karadeniz’de en yüksek orana sahip çocukla ilgili algı konusu ise, %95,3 ile “Çocuk yaşlılıklarında anne-babasına bakmalıdır” olmuştur.




Tabakhane’de 629 bina yıkıldı

thi – Trabzon Büyükşehir Belediyesi kamulaştırma işlemlerinin önemli ölçüde tamamlandığı Tabakhane Kentsel Dönüşüm Projesinde yıkım çalışmalarını sürdürüyor. 675 binanın kamulaştırılarak yıkılacağı Tabakhane’de 659 binanın kamulaştırma işlemi tamamlanırken 626 binanın yıkımı gerçekleştirildi.

Bölgede sürdürülen çalışmalarla ilgili olarak değerlendirmelerde bulunan Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Orhan Fevzi Gümrükçüoğlu, Trabzon’u ismine layık hale getirecek çok büyük çalışmalara imza atmakta olduklarını kaydetti. Pazarkapı Kavşağı’nın da Karayolları tarafından ihale edildiğini hatırlatan Gümrükçüoğlu, “Tabakhane kentsel dönüşüm alanı içinde Kanuni Bulvarını sahile bağlayacak önemli bir ulaşım aksımız yer alacak. Bu yol ile birlikte bölgede uygulanacak olan peyzaj çalışmalarının Mayıs ayı içinde ihale edilmesi için TOKİ tarafından çalışmalara devam edilmektedir. Pazarkapı Kavşağı ile birlikte Devlet Karayolu da Karayolları tarafından yeniden düzenlenecektir. Böylece bu büyük alan sadece Trabzon’umuzun değil, bölgemizin en modern yaşam alanı haline gelecektir. Bu tür dev yatırımlarla Trabzon’umuzu ismine layık hale getirirken şehrimizin her daim önünü açan başta Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere devlet büyüklerimize Trabzon halkı adına şükranlarımı sunuyorum” diye konuştu.

YENİ TABAKHANE’DE NELER OLACAK?

Tabakhane kentsel dönüşüm alanında uygulanacak olan peyzaj projesi kapsamında; meydanlar, toplanma/dağılma/buluşma alanları, mini kadınlar pazarı, fıskiyeli su gösterileri ve etrafında oturma, dinlenme, seyir alanları, yeşil adalar, sohbet etme, yeme-içme ve gezinti alanları inşa edilecek. Ana ulaşım aksı boyunca yaya gezinti/yürüyüş/koşu yolları, bisiklet parkurları, engelsiz ulaşım aksları, festival/kutlama/eğlence//sergi alanları, ışıklı ve müzikli su gösterileri, su kıyısında oturma/dinlenme alanları ve seyir terasları oluşturulacak.




İl Turizm Koordinasyon Kurulu’nun 2017 Yılı İkinci Toplantısı yapıldı

thi – İl Turizm Koordinasyon Kurulu’nun 2017 Yılı İkinci Toplantısı Valimiz
Yücel Yavuz Başkanlığında Yapıldı

thi – Valimiz Yücel Yavuz başkanlığında İl Turizm Koordinasyon Kurulu’nun 2017
yılı ikinci  toplantısı gerçekleştirildi. Toplantıda turizm sezonunda
yapılması planlanan çalışmalar, faaliyetler ve hazırlıklar görüşüldü.

Toplantıya Vali Yücel Yavuz’un yanısıra Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili
Seyfullah Kınalı, İl Kültür ve Turizm Müdürü  Ali Ayvazoğlu, Avrasya
Üniversitesi Rektörü Prof.Dr.Aşkın Asan, TÜRSAB Başkanı Suat Gürkök ile
DOKA ‘nın uzmanları katıldı.

Turizm sezonunda Trabzon’un yurtiçi ve yurtdışında  etkin bir tanıtımının
yapılacağını belirten Vali Yücel Yavuz “ Birleşik Arap Emirlikleri’nde
24-27 Nisan tarihlerinde  gerçekleştirilecek olan Dubai Fuarı’nda turizm
paydaşlarımızla  birlikte (Büyükşehir Belediyesi, TTSO , DOKA ) şehrimizin
etkin bir tanıtımını gerçekleştireceğiz. Tanıtımlarla birlikte  Körfez
ülkelerinden Trabzon’a  direkt uçuşların artmasıyla turizm sezonundaki
yoğunluğun artmasını bekliyoruz. Haziran ayından itibaren Air Arabia
firması Dubai’den Trabzon’a, Pegasus firması Abu Dabi’den Trabzon’a , Türk
Hava Yolları ise  Riyad, Cidde ve Medine’ den Trabzon’a direkt seferlere
başlayarak turizme katkı sağlayacaktır.  Ayrıca turizm acentelerimizin
Körfez ülkelerinden Trabzon’a düzenleyeceği  charter seferlerinin de turizm
sezonunu hareketlendirmesini bekliyoruz” şeklinde konuştu.

Toplantıda ayrıca 25-27 Mayıs tarihlerinde yapılması planlanan Ankara
Trabzon Tanıtım Günleri Ve Hemşehri Buluşmalarının hazırlık çalışmaları
görüşüldü. Araklı’nın Pazarcık ilçesinde 22 Nisan tarihinde
gerçekleştirilecek olan Turizm haftası etkinliklerinin hava muhalefetinden
dolayı Bahar Bayramı’na (7 Mayıs’a) ertelenmesine karar verildi.

Turizm Koordinasyon Kurulu üyelerine İl Kültür ve Turizm Müdürü Ali
Ayvazoğlu turizm sezonunda yapılması planlanan çalışmalarla ilgili olarak
bir sunum gerçekleştirdi.




İŞTE TÜRKİYE’NİN TRAFİK BİLANÇOSU

thi – Medya takip ajansı PRNet Emniyet Genel Müdürlüğü verilerini derleyerek Türkiye’nin trafik kazası bilançosunu çıkardı. PRNet’in derlediği verilere göre Türkiye’de geçtiğimiz yıl 413 bin 169 trafik kazası gerçekleşti. Gerçekleşen trafik kazalarında toplamda 7 bin 300 kişi yaşamını yitirirken 303 bin kişi de yaralandı.

SON 10 YILIN ACI TABLOSU

Türkiye’de meydana gelen trafik kazalarının 10 yıllık tablosu incelendiğinde ise durumun oldukça ciddi olduğu görünüyor. Türkiye genelinde son 10 yılda gerçekleşen ölümlü ve yaralanmalı trafik kazalarının yüzde 88’i sürücü, yüzde 12’si ise yaya kusurlarından kaynaklandı. PRNet’in medya incelemesinde Sürücü hataları detaylı incelendiğinde hız, geçiş önceliğine uymama, dönüş kurallarına uymama, şerit ve kırmızı ışık ihlali gibi alt başlıkların çıktığı belirtildi.

PRNet ve Ajans Press ortaklığında yapılan detaylı medya analizinde ise geçtiğimiz yılbaşından beri Türkiye’de trafik kazalarını konu alan 46 bin 526 haberin yapıldığı tespit edildi. Medyaya yansıyan haber içeriklerinin analizinin çıkarıldığı araştırmada trafik kazalarındaki yaralanmalar 30 bin 894 habere konu olurken ölümlü kazalar hakkında 15 632 haberin yapıldığı belirtildi. En çok kazanın yaşandığı iller ise tahmin edildiği gibi İstanbul ve Ankara oldu.




Balıkçılık Sezonu Kapandı

thi –  1 Eylül 2016 tarihinde başlayan 2016-2017 balık av sezonu 15 Nisan 2017 günü itibari ile sona ermiştir. Balık av sezonunun sona ermesinin ardından balıkçılar, gemilerinin ve avlanma araç gereçlerinin bakımlarını yaparak umutlarını gelecek sezondaki avcılığa bıraktı.

Akçaabat Belediyesi Tarımsal Hizmetler Müdürü Sebahattin Yazıcı’nın yaptığı açıklamaya göre, 2016 Yılı Eylül ayında bol miktarda avlanan Palamut ile sezona ümitli başlayan balıkçılar, ilerleyen dönemde (Ekim sonu) avlamaları gereken Hamsinin karasularımızda yeterli miktarda olmamasından dolayı sönük bir Hamsi av sezonu geçirmişlerdir. Özellikle Samsun ve doğu kesimde Hamsi avcılığı yeterli verimlilikte olmamıştır. Karasularımızın doğu kesimine göç etmeyen Hamsi, Gürcistan karasularına da geçmediğinden avlanmak için bu ülkenin karasularına giden balıkçılarımız burada da yeterli avcılığı yapamamış ve 15 Nisan’ı beklemeden avcılığı bitirmişlerdir.

Palamut avcılığı döneminde oldukça bereketli bir avlanma dönemi geçirilmesi, halkımızın bol ve ucuz balık yemesinde etkili olmuştur diyen Yazıcı,” Bu avcılığın sona ermesinin ardından alışkın olduğumuz Hamsinin avlanamaması ile balıketi tüketimi durma noktasına gelmiştir. Bölgemizdeki büyük balıkçı gemisi sahipleri modern ve avlanma kapasitesi yüksek olan balıkçı gemileri ile karasularımızda yeterli avcılığı yapamaması onları değişik arayışlara itmiştir.” dedi.

Akçaabat Belediyesi Tarımsal Hizmetler Müdürü Sebahattin Yazıcı, önümüzdeki sezona kalan umutlar için şimdiden bereketli az sezonu geçirilmesi temennisinde bulundu.




Başkan Genç Teşekkür Etti

thi – Ortahisar Belediyesi Başkanı Av. Ahmet Metin Genç, 16 Nisan’da yapılan anayasa değişikliği referandumuna katılım gösteren bütün vatandaşlara teşekkür etti. Başkan Genç, anayasa değişikliğinin kabul edilmesinin, Türkiye’yi geleceğe taşıyacak güçlü devlet yapısının oluşturulması açısından çok önemli olduğuna dikkat çekti.

Referandumda Trabzon’da ‘Evet’ oylarının yüzde 66,6 çıkmasından son derece memnuniyet duyduklarını dile getiren Başkan Genç, bu durumun anayasa değişikliğinin halk nezdinde ne kadar benimsendiğinin en açık göstergesi olduğunu kaydederek, “Trabzon’da iktidar, muhalefet bütün partiler son derece demokratik bir şekilde kendi kampanyalarını yürüttüler. Demokratik ilkelere riayet ederek herkes partisinin görüşünü, kendi görüşlerini hür bir şekilde ifade etti. Bu durum Türkiye’nin demokratik olgunluk seviyesinin gelmiş olduğu nokta açısından son derece sevindirici bir gelişmedir. Herkes, anayasa değişikliğiyle ilgili değerlendirmelerini, eleştirilerini ve desteklerini özgürce dile getirdi. Ve nihai kararı da halkımız verdi. ‘Evet’ oyu veren de ‘Hayır’ oyu veren de bizim vatandaşlarımızdır ve bizim için aynı değerdedir. Bundan sonra da ülkemizin daha güçlü olması için var gücümüzle birlikte hareket edeceğiz ve ülkemizi aydınlık yarınlara taşıyacağız. Anayasa değişikliğine şehrimizden yüzde 66,6 ‘Evet’ oyuyla destek çıkmış olması bizleri son derece mutlu etmiştir. Biz, inanıyoruz ki; ülkemiz bu anayasa değişikliğiyle birlikte her alanda büyük bir atılım gösterecektir. Ve şüpheniz olmasın ki; Türkiye, oluşturacağı güçlü devlet yapısıyla geleceğe daha sağlam adımlarla yürüyecektir.” sözlerine yer verdi.